replika telefon ve allah bilgileri34

replika telefon ve allah bilgileri34

 sizlere bugün güzel bilgileri yazan replika telefon diyorki Onlara, haranı olmayan hususlardan işlerine yardımda bulunmak, ketı^ lerinc gerçeği emretmek, (unuttukları zaman) hakkı en güzel şekildehj)j, latmak, (dinî hükümlerden bilmediklerini) onlara hatırlatmak. Mûslûniîa. ların işlerinden kendilerine gizli kalan hususları onlara bildirmek (vâcib(j,| İdarede haksızlık edip zulmettiklerinde, onlara isyan etmemek ve halkı alejt. lerinde kıyam etmeye teşvik etmemek gerekir.
Tüm Müslümunbra nasihat ise: onları, maddî ve manevî yararlarıhust. sunda uyarmak, din ve dünya işlerinde kendilerine sözle ve fiilen yardımdı bulunmak, gafil olanları uyarmak, cahil olanlara ise öğretmek, yoksullarım yardım etmek, onların ayıplarını gizlemek, kendilerine zarar verecek jtyle. ri yasaklamak ve kendilerine yararlı olanları da onlara sağlamaktır
ÜÇÜNCÜ BAB

— Ey Peygamber! Seni (Ümmetinden tasdik edip etmeyenler ûzenıe)bir şahid (iman edenlere cenneti), bir müjdeley iri, (kâfirleri cehennemle)bir korkutucu gönderdik (121).
— Ki (siz iasanlar) Allah’a ve peygamberine iman edesiniz, ona ivdim edesiniz ve onu büyük tanıyasınız. Allah'ı da sabah ve akşam tev bih edesiniz (122).
— Ey iman edenler! (Söz ve hareketlerinizle ileri varıp da) Allah'ınn Resulünün önüne geçmeyin. Allah’tan korkun. Çünkü Allah her jeji işitir, her şeyi bilir (123).
— Ey iman edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkv-mayın ve birbirinize bağırır gibi ona bağırmayın. Haberiniz olmadu amelleriniz boşa çıkabilir (124).
Yine Allah (c.c.) buyuruyor ki;
— Peygamberin çagnsını, aranızda birbirinizi çağırmanız gibi lulnu)» (davetine hemen koşun ve izinsiz ayrılmayın). İçinizden biriniz siper edmk (savaştan veya hutbeden) sıvışıp kajlaranlan, Allah muhakkak
nun için, peygamberin emrine aykırı hareke) edenler, başlarına bir belâ inmekten, yahu) kendilerine acıklı bir a/ab isabet etmekten sakınsınlar (125).
Allahü Tcâlâ bu âyetlerle. Peygamber (snlLılhhu aleyhi ve scllem)'c hürmet ve tazim edilmesini vâcib kılmıştır. OTia ikram edilip uyulmasının gerektiğini beyan buyurdu. Bununla beraber Allah (c.c.) so/le. hareketle Re-sûlullah (sallallahu aleyhi ve .sc//cmTin dnüne geçilmesini ve edebe munalıf olarak hareket edilmesini yasakladı.
Sehl b. Abdullah;
“Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûliinün ününe geçmeyin” mealindeki âyet-i kerime hakkında şöyle diyor:
Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve scilem) konuşmadan önec, siz .söze başlayıp konuşmayın. Konuştuğu zaman onu dinleyin, sözüne kulak verin.
Ashab Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve .vc//em)‘dcn önce konuşmaktan, ondan önce bir şeyi hüküm vermeden, savaş ve din işlerinde Resûlullah'dan (sallallahu aleyhi ve scllcm) önce hareket etmelerinden menedildiler. Bunun içindir ki. sahabe Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve sclleml’dcn önce hiçbir iş yapmazlar, bütün işlerini, ancak onun emriyle yaparlardı. Buraya kadar olan hususlara. Haşan cl- Basrî. Mücahıd. Dahhak. Süddi ve Sevr/’nin söz ve görüşleri de muvafıktır. Sonra Allahü Teâlâ. onlara öğüt verdi;
“Allah'tan korkunuz. Şüphesiz Allah işiticidir, bilicidir” diye buyurarak. ya.sak kıldığı hususlara muhalefet etmekten onları korkuttu.
Ma verdi;
“Allah’tan korkunuz” mealindeki kışıma şöyle mânâ vermiştir; Resûlullah’tan önce söz söylemek veya bir şey yapmaktan korkunu^. şulemi de şöyle diyor; Allah’ın emirlerini yerine getirmemek, yasaklann-dan kaçınmamaktan dolayı Allah'dan korkunuz. Zira Allah sözlerinizi işiti-cı. işlediklerinizi bilicidir. Sonra Allah, birbirlerine bağırıp, seslerini yükselttikleri gibi. Peygambere yüksek sesle bağırmamalarım, seslerini O’nun sesinden yüksek çıkarmalarını yasakladı.
Birbirlerine isimleriyle çağırdıkları gibi. Resûlullah'a da ismiyle çağırıl-masının yasaklandığı da rivayet edilir.
Ebu Muhammed Mekki ise der ki (âyet-i kerimenin mânâsı hakkında). — Siz sözle Resûlullah’m (sallallahu aleyhi ve sellem) önüne geçmeyiniz O nunla kaba konuşmayınız, ü’na hürmet ediniz. O’nu en iyi ve sevilen isimlerle, me.selâ; ‘‘Ya Resiilallah, ya Nebiyyallah" diye çağırınız. Bu mânâ;
“Peygamberin çağırışını, sıranızda birbirinizi çağırış gibi tutmayın” âyetteki bir tc’vilc göredir.
Bazısı da, “Rcsûlulinh 'a hitap ederken ancak snzlcrini/j bilerek, anlıi)^:^ hitap edin” mânâsınadır, der.
Sonra Allahü Teâlâ bu yasakları işledikleri takdirde amellerinin bo^ç. kaçağını beyan buyurarak onları korkuttu. Bu âyetlerden sonraki,
“Hücrelerin (Peygambere ait cKİaların) önünden seni çağıranlar onların çoğu aklı ermeyenlerdir.’' (126).
Âyet-i kerimenin Beni Temim delegasyonu hakkında nâzıl oldu^mj,: edilir (127). Başkaları hakkında nazil olduğu da söylenir. Onlar Rni;; | lah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelerek; ya Muhammed, ya Muhamre^ çık dışarı diye Resûlullah'a çağırdılar. Allahü Teâlâ bu âyetle onları letlc zem elti ve onları akılları ermez diye vasfetli.
Şöyle bir rivayet de vardır: Bu âyetten önce ki;
“Ey iman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkar» i yın...”
meâlindeki âyet-i celîle, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer Rcsûlullah’ınjUDi | münakaşa yaptılar. Öyle bir münakaşa yaptılar ki, Resûlullah’ınönünde» lerini yükselttiler. Bunlar hakkında da bu âyet nâzil oldu
Bir rivayette de âyet-i kerime Resûlullah’m sözcüsü Sâbit b.Kay^k^ mas hakkında nâzil oldu (129). (Beni Temim’den) bir cemaat gelerekR» lullah'ın kapısının önünde durdular ve;
— Çık ya Muhammed, işte biz ozanımızla konuşmanız ve bütûnn£ mefahirimizle geldik, diye Rcsûlullah’ı çağırdılar.
(127)Hueurâl Sûrtsınin bu 4 âycimın Vcfdı tlcııı Temim hakkımla nârıl oldujlunadurcbmveı tbn Ceriri V- Tabert'nın ve Ihn Fbı Halem ‘m IcfsırtcrmUc Zeyd b Erkanı (r a ) lahnç cdJalunıe olduğunu İmam Süyûli (r h.) Menahilü's- Safa Shf. 64'dc beyan eımışıir
(I2H) Inuım Buharı. Sahih. Kilabü'l- Tefsir, Babu ■'Inncllc/ine Yûnaduneke mın versı t-H«c*i5 serûhüm Lâyâkilune" de Abdullah b. Zübcyr'dcn lahne cfmıylır. Ayrıca Kıtahû'l I inam. kh)k Yüktehu mine'l- Taammuki veT- Tenazu' fi'l-tlmı vcT- Guluvvı Tı'd Dini ve'l- Balal lı tvUıCB "Yâ EhlcT- Kılabi. " de İhn Ebi Muleyke'den daha lafMİâılı urun bir meını tahnç cımnıa tmaî' mız.î. .Sünen. Ebvabü Tcfsirı'l- Kur'ân ve mm Sureıı'l-Hucurâl’da !f262 No lu meını İhı EN tarikiyle Abdullah h. Züheyr Ir.a.) lahrıç clımslır.
(129) Sibit b. Kays b. Şemmas, HâıibU'l-Ensar adıyla \e şeninin gürlüğü ile {bhrei bubnNıg» güztn En.sarın Harrec boyundandır Bıalda bulunmuş, kendi canlarını vc mallarını RcMİlııltalıy<lat feda etmeye söz verenlerin başında bulunduğundan cennetle nıujdelcnnııştır Uhud CiuMinliKaS sonraki gazalarda bulunmuştur. Hueurâl Sûresinin metinde söz konusu olan âyetinin LcndaiMim nâzil olduğuna klil olarak evine kapanmış, fakal Rcsûlullah (s a v.) gönderdiği müjde kahmın buzur-ı saadete gelıııişlir Hz. Fbu Bekr i Sıddık (r a ) zamanında Ycmamc barbındc RcüilgU'tV ber verdiği müjde tahakkuk ederek şchıd olmuş vc âbırcic pıiyıııuşııır Irtıhahndcn sonra nıjMâ» gören sahabeye borçlu olduğundan vc vasiyyeli olduğundan bahseımış. rüyayı gören «tuNKi & Bcâır c rüyasını anlanma. Hz Sıddık-ı Fiber (r a ) vasıyyelım
Sabit b. Kays"tn kulağı ağır işitiyordu. Onun için konuşurken yüksek sesle konuşurdu. Vakta ki bu âyet-i kerime nâzil oldu; (Resûlullah’ın meclisinde bulunup yüksek sesle konuşmak suretiyle amelinin boşa çıkıvermesın-den korktuğu için evinden dışarı çıkmadı. (Re.sûlullah'ın meclisinde bulunmadığı için kendini Resûlullah’m araması üzerine) Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına gelerek şöyle dedi
—Ey Allah 'm Peygamberi! Amcllenmin boşa çıkıvermesinden, helak olu-rum diye korktum Çünkü Allah (huzurunuzda) yüksek sesle konuşmamızı yasak kıldı. Ben ise yüksek konuşan bir insanını
Bunun Ey Sâbit, övünülerek yaşamana, öldürülüp şehid olmana ve böyle-ce cennete girmene razı olmaz mısın? (130).
Hakikaten (Ebu Bekir’in (radıyallabu anh) hilâfeti zamanında) Yemame gününde öldürülerek şehid edildi.
Rivayet edilir ki, âyet-i kerime nâzil olduğu vakit Ebu Bekir (radıyallabu anh) şöyle demiştir;
—Ey Allah'ın Resûlü! Bu âyct-ı kerimeden sonra size ancak hafif sesle konuşurum (131).
Hz Ömer (radıyallabu anh) Rcsûlullah'a (.sallallahu aleyhi ve sel-lem) konuştuğu zaman hafif .sesle konuşurdu. O kadar hafif konuşurdu ki.
IIJOı Şıta mucilırı KomIi lyaz (r.h.) kilühıml.ı rivayetin mevumundaki manâyı ılodc edecek şekilde rulduı naklederken kısa ve vciie ifade ile işaretle hulunmuşlur Bu haklından vorun dojlrulugutu delil nlorak ^nucrdıgı hadiv-ı şeritler Kutüb-ü Ehadis ın içinde ınulcfcrrık ıılar,ık hulunnukıodır
1—Buhari, &hih. Kiıabu'l-Tefsir, Tefsiru SurctU'l-Hucurdl'da, Musa h Fnes »e Enes h. Malık (rjı ).
2—Müslim. Sahih. I. Kıluhu I- lyman, 52 üabu MehafclıT Mû'ınını en Yahbeta .ınKİuhu da 187 (İli) No. ile Sâbıl Hün.ınt larkjyle Enes b. Malık (r.a.)'ı)aı\.
J- lırrnıı Tımıı/i. Sünen Ebvabü'l- Menakıh, Mcnakıhu Mıu/ l e Zeyil ıe Ubcyıl KaJb ve Ebu Ubryıle fulde 3797 Nn lu hadis metni içinde lahrıç elmişlir â-Şifi melnındeki hadis nıclninin lanıamını/hn Ahdıfher. W Isiiab Sâbıl b Kay\ b Şenınua'ın ınciımc-i halinde lahrıç clıııişlır, bakılabilir.
söylediklerini Rcsûlullah'a (sulLıllahu aleyhi ve scilem) duyuramazdı )*j ta Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hz Ömer'e söylediğini jor^, Ebu Bekir, Ömer (radıyallahu anh) vc benzerleri hakkında Ccnab-ıHij! âyet-i kerimeyi gönderdi:
Gerçekten Allah’ın peygamberi yanında seslerini kısanlar,
o kimselerdir ki, Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir. Oıi^j bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır (13la),
Şu âyet-ı kerimenin Rcsûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) ko! miyle çağıran. Beni Temim kavminden başkaları hakkında nâzılol^^ii, rivayet edilir:
—Hücrelerin (Peygambere ait odaların) önünde seni çağıranlar (vır|
onların çoğu aklı ermeyenlerdir (132).
Safvan b. Assai (radıyallahu anh) (132a) rivayet eder:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir seferde iken, birdebaküiı i köylü cahil Arabın biri Rcsûlullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) ' sesle:
‘Ta Muhammed, ya Muhammedi" diye çağırdı. Bunun ûrennebmı»! şöyle dedik:
"Sesini kıs. Zira sen yüksek sesle konuşmakıan men’edıldın.'' {\P' Allahü Tcâlâ buyuruyor kı.
—Ey iman edenler, (siz Peygamber (alcyhisselâm)'a, İbrani lianua (Yahudilcrin sövme mânâsına kullandıkları) “Ra’ina” lâfzı ilehitıpıı. meyin. Bize bak, mânâsına gelen “Gnzurna" deyin. Allah (cc)kil münü dileyip kabul edin. Bu şekilde harekette bulunan kâfirleriçiıça acıklı bir azab vardır (134)
Müfessirlerden bazıları derler ki; “Bu. ensarda kullanılan bir lûaic Rcsûlullah’a ta’zim vc hürmet için bu kelimeyi kullanmak kendılcnatu sak edildi. Çünkü mânâsı; ‘Sen bizi koni ki. biz de seni koruyalım dır B>'<c söylemekten men’olundular. Çünkü bunun iktiza ettiği husus, sankiodr Re.sûlullahT, ancak kendilerini kuruduğu vakit, onu korurlar anlamımei-yordu. Halbuki her hal-ü kârda Resûlullah’ın korunması O’nunhakkuS'
Şöyle de rivayet edilir: Yahudilcr (Çobanımız) anlamına gelen "Rin kelimesiyle, Re.sûlullah’a abtallıkla (hâşâ) tarizde bulunuyorlardı, Onlatıl» zemeyi. bu gibi anlamlara yol açmayı men'etmek için MuslümanİJi!»
II3U) Hucuril Sûresi, âyel. 3. (132) Hucur.'ll Sûresi, iyet. a (132a) Safvan h Sûresi, âyci; 4. (134) Bukuru Sûresi, Ayet: )04.replika telefon yazdık..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder