replika telefonlar ve allah bilgileri56

replika telefonlar ve allah bilgileri56

 evet yine en güzel yazılarımızı yaan replika telefonlar diyorki SAHABENİN RESÛLULLAH’A (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) TA ZİM VE HÜKMET ETMELERİNDEKİ ÂDETİ
Hocalarım; El- Kadı Ebu Ali es- Sadeli ve Ebu Bahr el- Esedî. Ahmed b. Ömer. Ahmed b. Hüseyin. Muhanımed b İsa. İbrahim b. Sufyan, Müslim. Muhammed b. Müsennâ. Ebu Ma ’ni er- Rakkaşî, İshak b. Mensur, Dah-hak b. Mahled, Hayat b. Şureyh, Yezid b. Ebu Habib, İbn Şemmasc el-Mehriy, rivayet etmişlerdir. İbn Şemmase el-Mehriy der ki;
"Bize Amr b. el- As gelip uzun bir konuşma yaparak şöyle dedi”:
—Resûlullah (sallallahu aleyhi ve seHem) 'den bana daha sevgili ve benim gözüme ondan daha büyük gözüken hiçbir şey yok idi. Ona olan hürmet vc lâ'zimımden dolayı kendilerini lam mânâsıylc süzüp bakamazdım. EğerO’nu vasfetmem benden istense ben O'nu vasfedemem. Çünkü O'na lam ve doya doya bakamadım (136).
Tirmizi. Enes’ten şöyle rivayet eder;

—Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) içlerinde Ebu Bekir ve Ömer’in de bulunduğu meclislerinde otururlarken, ensar ve muhacirden oluşan sahabenin yanına çıkagelirdi. Ebu Bekir ve Ömer (radıyallahu anhüma)’den başkası sahabelerden hiçbiri başını kaldırıp Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e bakamazdı. Ebu Bekir ile Ömer Resûlullah ’a (sallallahu aleyhi ve sellem) bakıp tebessüm ederler, Resûlullah da onlara bakıp tebessüm buyururlardı (137).
Üsame b. Şerik (138) de diyor ki; Resûlullah (.sallallahu aleyhi ve
1135) Inuın ühu Nutyttt, Dcljılu'n- Nııhüvvc .lülı CNcrıntic ibn Abb.i\ |r.ı.3'd.ın rıvjyclı uhnç elli ii)t Inum Süyûli. Mcnahılu'»- Sufj. .Shf M'ıiv kjydclım>lır UVt) İnam MuUım. .Sahih I Kıluhu'l lyııun. .S4 Bahıl Kcvnı'l Islânii Ychdıınu Ma kahlehu vc l«/a'l-Hıcrcli ve’l-Hacci’de 192 (121) No. ile İbn Şenım.ıwle‘l-Mchri (r.a.)'dan ola rıvayeli lahriç ctnıiilif. CUmlc ueun hadîf mcıniıuJcıı bir parkadır (I3K) Üsame b. Şerik.
scllem)'in ushab, ctmfını öyle çevreleyip oturuyorlardı ki, sanki bafhnt^ kuf konup kaçacakmış gibi (baı>lannı kıpırdatmıyorlardı) (139)
Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'m sıfatından bahsedenlıaf; i şerifte şöyle zikredilir:
Resûlullah (sallallahu aleyhi vc sellem) konuştuğu zaman, çevresınid^ lunanlar başlarını öyle eğerlerdi kı, sanki başlarının üstünde kuş /conmujij, başlarını kıpırdatmıyorlardı).
Kureyş kabilesi. Urvc b. Mes’ud'u Hudeybiye sulhu imzaladığı sent sûlullah (sallallahu aleyhi ve scllem)'c (sulh istemek için) gönderdiği Urve. ashabın Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellcm)'e olan hürmavtij zimi ifade eden sayılmayacak kadar çok hususlar gördü.
Bazıları şunlardır;
a— Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) her abdest aldığı zamancBı; abdest suyunun artığını alabilmek için sahabe birbirlerini öldûrürcesıncL. şuşurlardı.
b— Peygamber (aleyhisselâm)'\n tükürüğünün yere düşmesiniönltfe di. Mübarek bedenlerinden bir saç düşmeye görsün, onu kapmakı;: hemen koşuşmaya başlarlardı.
c— Herhangi bir emiri verdiğinde, ashab, verilen emri hiçbir leftdi; göstermeden yerine getirirdi.
ç— Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) konuşmaya başladığı zam hemen seslerini keser, onun sözlerine kulak kesilirlerdi.
d— Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) karşı öyle hürmeıveti zimde bulunurlardı ki, O’na tam bir bakışla bakıp bütün vücudunugöttSE lerdi.
Bunlar ve benzerlerine muttali olup. Kureyş kabilesine döndüğü zaaz Urve şöyle dedi:
Ey Kureyş kabilesi! Ben Kisra’nın (Acem kralı), Kay.ser’in(RumMtİ ve Necaşi’nin (Yemen hükümdarı) saltanatlarını gördüm. Allah'a yemimi' rek .söylerim ki, bunlardan hiçbirinin kendi tebaası ile olan münasebeıb nin, Muhammed (alcyhisselâm)'m ashabı ile olan ilişkisinde bir benarEğ' remedim. Bir rivayette ise, şöyle dediği nakledilir: MüslümanlannMuı)e med (aleyhisselâm)'a gösterdikleri hürmet ve tâ'zim gibi, bir melikinidt asının melike hürmet ve tâ’zim ettiğini asla görmedim. Ben öylehirkr' gördüm ki. onlar Muhammed (alcyhisselâm)'\ asla tehlikeye duşûıiKİr (140).
(139) tmam Buharı. Suhıh. Kılabü'l- Cıhad. Babu Fadlı'n- N.ıfakali fi Sebil- llİjhrjtEbHr' (r a )‘dan rivayel edilen urun bir hadîs-ı ycrıl'ın ıçiiHİc ashab-ı kiramın halını usvit«krttıii Ehu Davud, Sünen Kilabü'l- Tıbbı, Babun (fi)r‘Rceull Ycıcdavı'da Osamcb Şerik (filiiî No lu incini lahriv clını^lır. İmanı Tinimi. Sünen Ubvabu't- Tıbbı Habu MaCac fi d- [Vıınöb aleyhi'de yine aynı suhabîden, İmam Ibn M.lce, Sünen. 31. Kitabu’l-Tıbbi, I. Ma Eniri.ktesHİ' illa En/cle Ichu Şifaün'de 343b No.lu incini yine Ü\.ımc h Şerik, (r .1 ) d.ın lahrn; «mi)iıi iki mclindc (Tırmizi ve Ihn Mâıe rıvayclındc) /;bıı O.mıd'dakı bahis konusu olan ashabınlutas' eden kısmı rivayel cdilnıcmiylir.
— Yemin ederim ki. lu^rlfcr. Peygamber (aleyhıssclâm)'m başını tıraş ediyordu. Ashab-ı Kiram. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellcm)'in etrafını sarnıış, tüylerinin yere düşmemesine çalıştıklarını, hatta saçından her kılın avuçlarının içine düşmesini arzuladıklarını gördüm (141).
(Hudeybiye .sulhu konusunu görüşmek ivin) Peygamber ('a/cy'/ıtsscyâm). Hz. Osman’ı Mekke’ye gönderdiği zaman, Kureyş, Hz. Osman’a Kabe’yi tavaf etmesine müsaade ettiler. Hz. Osman, “Resûllullah (sallallahu aleyhi vesellem) Kabe’yi tavaf etmedikçe ben tavaf etmem” dedi ve Ku-reyş'in teklifini kabul etmedi. Hz. Osman’ın bu hareketi Peygamber fa/cy-hissclâm)'a olan hürmet ve tâ’zimindcdir (142).
Talha (radıyallahu anh)'ın rivayet elliği hadîsle denir ki
Ashab, cahil olan bir Arab’a. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'c:
—F.y iman edenler! (Siz Peygamber (aleyhis.sclâm)’a; Mü’minlerdcn öyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat elliler” (I42a).
mealindeki âyette zikri geçen erkeklerin kimler olduğunu sor. dediler. Çünkü kendileri Peygamber (aleyhisselâm)'a olan hürmet ve tânzimlerinden dolayı bu hususu soranııyorlardı. Cahil Arab konu hakkında Peygamber fa/ey-hisselâm)’a sordu. Resûlullah ona cevap verdiği sırada Talha (radıyallahu an/ı)çıkageldi. Bunun üzerine Resûlullah f.sa//a//ahu a/cy/ıı vesellem), Tal-ha'yı (radıyallahu anh) göstererek;
“İşte bu Allah'a verdiği sözü yerine getirendir.” buyurdu (143).
(140) İnam Buhnri. Sahih Kılabu'^- Şurât. 15 Bahu >- Şurûlı 0 1- CıluOı vcT Muvılahalı nua Ehlı’l-Hırhı ve KıUbelıŞurâlı de Mnver h Mahreme ve Mer\an h el- Hakem (r anhunu) luun ve ufsillı İl metni uhrıv edinilir.
OH)İmam Müilım. Sahih 43. Kilahu'l- Padaıl, 19 Babu Kurbi'n- Nebiyyi Aleyhivscllm mıne'n-Nm ve Tebentikıhıın bıhı 75 (2323) No lu mcını Ene.s h Malık (r a )'<lan uhııv elnıı>lır
(142) İmam Beyhakl’nın El- Tavafla Urve İr a.)'dan thn Sa'd'ın Seleme f> Ek\a (r a )’dan lahnv fllıUcfinı. İmam SiiyûllIr h ) MenahılU's- Safa Shf 65'de kavdclnııslır
(142a) Ah/ab SdreM. âyel. 23
(143) /mam Tırmı/t. Sünen Ebvahu Tefvırı'l- Kur an ve mın Sureli I- Ahrab'da 3201 No de lahnç diıjı metindir. Ayrıca sebeb-ı vürdd zikredilmeden 3200 No lu ınelınde de hadis-ı şerif Afırva 6 Tatla dan lahriç edılmiiiır Ayrıca Kilahu'l- Menakıb Bahun (Talhalün mıınmen Ka/a Nahbehu) da 3743 No ile lahriç elmiilir İmam Ibn Mâve. SUnen El- Mukaddime Fadlu Talhatchm Uhcydullah (r.a ) da 126 ve J27 No.
Kayle'nin riviıyel ettiği hadîste ise şöyle varid olmuştur.
"Ben Peygamber (uleylmsclâm)'ı. dizlerini dikip iki ellerim kavuftm rak oturan (kimse gibi) oturduğunu gördüğüm vakit, kendisine olan hüma ve tâ’zimimden dolayı korkarak vücudum titrerdi" (144).
Mugire (radıyallahu anh)'nin hadîsinde de denir ki:
— Ashab-ı Kiram, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in cvimh pisim tırnakları ile tıklarlardı (145).
Bera' b. Azib (radıyallahu anh) de şöyle der:
—Peygamber (aleyhisselâm)’a bir iş hakkında danışmak isterdim. Setler geçer, kendilerine karşı beslediğim hürmet ve tâ'zimdcn dolayı kenik. rinden soramazdım (146).
BÖLÜM
BİL Kİ, RESÛLULLAH (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMıî HAYATINDA HÜRMET VE TA ZİM EDİLDİĞİ GİBİ, ÂHİRETl İRTİHAL ETTİKTEN SONRA DA AYNI HÜRMET VE TAZİM EDİLMESİ GEREKİR.
Bu hürmet ve tâ’zim şu yerlerde yapılır:
Peygamber (aleyhisselâm)'m kendisi, hadîsi, sünneti zikredıldıjitî-man, isminin, gidişatının, ailesine olan muamelesi, in’âm ve ihsanı.» lara olan sevgisi, ashabına olan muhabbeti işitildiği vakit.
Ebu İbrahim et- Tücîbî der ki: “Yanında Peygamber Ca/ey/iMselim/ri redildiği veya kendisi zikrettiği zaman. 0‘na hürmet ve tâ'zim eylemek,O'id heybelinden korkarak bütün hareketinden kesilmek. Resûlullah'ın kime bulunduğu zaman, kendisine nasıl çeki-düzen vermesi gerekiyordu İst,öj lece davranması her mü’minc vaciptir.” (Kitabın müellifi).
Kaadı Ebu 7- FadI İyaz (rahimehullah), işte imamlarımızın ve sclef-isıi-hinin durumu böyle idi, diyor.
Kaadı Ebu Abdullah Muhammed b. Abdurrahman el- Eş'ân, Ebud ir sim Ahmed b. Baki el- Hâkim, Ebu Abbas Ahmed b. Ömer b. Dıltof.Et el- Haşan Ali b. Fihr, Ebu Bekir Muhammed b. Ahmed b. el- Ferec, Haşan Abdullah h. el- Müntab, Yakub b. İshak b. Ebu İsrail, IbnHumu den rivayet edilmiştir.
(144)Tahrıci yukartla kilabın başımla jıcvıi
(I4.S) İııunı HlUcinı. “Ulûmü'l- Hadis" adlı eserinde lahnv ctıııışlır diye, /mam Sunin(r.k))t* tul. .Slıf b.S'dc kaydclıııışlır
(146) Şifa Sarihi "Nesıınür Riyar" adlı Şıla Şerhi C. 3. Shf |44 de hadis-ı şc"fi '
Ehli Hünıeyd dcı ki: '‘Hiilifc Ebu Cii’fcr, Peygamber (alcyhıssclûm)'ın mescidinin imamı Mâlik (rahiıvehııllah) ile münakaşa ederek yüksek sesle konuştu. Bunun U/erinc Mâlik (rnhimciuıllah) ona şöyle dedi:
—Ey mü 'minlenn cimri. Hu mc.scıddc yüksek sesle konuşma. Çünkü Ccnab-ı Hak senden daha büyük olan kimseleri terbiye etmek için şöyle buyurmuştur:
Ky iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırır gibi ona batırmayın. Haberiniz olmadan amelleriniz boşa çıkabilir (147).
Bir kısmını da mcdhcdcrck buyuruyor kı
—Gerçeklen Allah’ın Peygamberi yanında seslerini kısanlar, bunlar o kimselerdir ki, Allah kalplerini takvâ için imtihan etmiştir. Onlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır (148).
Başka bir kavmi de zem ederek Allah şıiyle buyuruyor:
—Hücrelerin (Peygambere ait odaların) önünde seni çağıranlar (var ya), onların çoğu aklı ermeyenlerdir (149).
Resûlullah'm (sallallalıu aleyhi ve scllcm) vefatından sonra ona hürmet etmek, hayatında kendisine hürmet etmek gibidir
Ebu Ca'fer. Mâlik'in bu .sözlerini hürmetle kabul ederek kendisine sordu:
—Ey Ebu Abdullah! Kıbleye dönüp de mi dua edeyim, yoksa Peygamber (a/ey/ı;s.ve/âm)’a yönelerek mi dua edeyim?
Mâlik (rahimehullah) şöyle der:
—Resûlullah’dan niçin yüzünü çeviriyorsun. Halbuki O senin ve baban Âdem (aleyhisselânı)’m (ve bütün insanların) kıyamet gününde Alah'a aklaşmalarına vesiledir. O'na yönel ve O'ndan şefaat dile. Allah O’nu (senin için olan) şefaatini kabul eder.
Allahü Teâlâ buyuruyor ki:
—Biz her Peygamberi, ancak Allah’ın izni ile kendisine itaat olunmak için gönderdik. Eğer onlar, nefislerine zulmettikleri zaman sana gelseler de günahlarına Allah'dnn mağfiret dileseler, peygamber de kendileri için af isteseydi, elbette Allah'ı tevbelcri ziyade kabul edici, çok esirgeyici bulacaklardı (150),
İmam Mâlik (rahimehulluh)'u, Ebu Eyyub es- Sahtiyâni hakkında sorulduğunda şöyle cevap verdi:
(lOlHuıuril Sürc.M. ılycl. 2 (I4H) Hutunlı SıircM, ilycl. t (I4V| Mucurit Sûtısı, iye'- •* H.SOl Nıu SifiKi, ilycl. 64.replika telefonlar yazdı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder