replika telefon ve allah bilgileri77

replika telefon ve allah bilgileri77

 sizlere bugün yazılarımızı yazan replika telefon diyorki O'nun üshabını sevmek ve onlara düşmanlık yapanlara düşman olmak,(ji lara bugzedenlere ve (kâfirlerden) onlara küfredenlere buğzelmckıirBir kimseyi seven, onun sevdiğini de sever. Resûlullah fsallallahuilej^ j ve selletn) torunları Haşan ve Hüseyin hakkında şöyle buyurmuşları!); j
—Ey Allah'ım! Ben muhakkak bunları .seviyorum. Sen de bunlanm I (Âhirette derecelerini yükselt, makamlarını cennet kıl) (lOl). [
—Ev Allah’ım! Muhakkak ben bunu .seviyorum. Sen de bunustta sev (102).
Bir rivayette ise Haşan hakkında şöyle buyurmuştur:
Yine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve scilem) buyuruyor:

—Kim Haşan ve Hüseyin’i severse, beni sevmiş olur. Kim ki. bu severse muhakkak Allah’ı sevmiş olur. Kim bunlara buğzedeiv,ha bugzetmiş olur, bana buğzedcn de Allah'a bugzetmiş olur (103)
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki:
—Ashabım hakkında Allah’tan korkunuz (onlara kem gözle bikm,. mz. Çünkü onlar benim dostlarımdır). Benden sonra onlara (karşı sözle, fiille) hedef almayınız. Kim onları severse, bana olansogisiikoıfc sevmiştir. Kim ki, onlara bugzederse, bana olan bugzu ileonlarab^ zetmiştir. Kim onlara eza ederse, bana eza etmiş olur. Kim ki.baıua ederse, Allah’a eza etmiş olur. Kim Allah’a eza ederse nnu yakalnı (cehenneme atması) yakındır (104).
(Muhterem kerimesi) Fatıma (radıy'allahu anha) hakkında da ResühıSrl (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:
(101)İmam Tınm/i. Sünen. Ebvabu'l- Mcnakıb Mcnakıhu'l- Hasenı vc'I HuscvihneyAllj^hal Talib'inde 3772 No. ile Üsamc b. Zeyd (r.a.t'&an lahrıç ciniiylır. Aynı kılab « tvıNı 3î$lVt| Bera b Az/b'den de lahriç eylemiştir. İmam Buhari. Sahih. 62 Kıtabo Fadailc Aslubı'n Ncbyyılu' I 22 Babu Menakibc'l- Haseni ve'l- Hüseyni (r anhuma) da Bcra b A/thtr a 1‘dan ıiMWİttbn(»l Ur imam Müslim, Sahih 44 Kilabü Fadaılc's- Sahaben. S Bahtı l-.ıJaılc- Hasenı u I-hüma) da Bcra b. A/ıb (ra )\lan 56 (2421) No lıı metni tahrn,' eımışiır
(102)101 Nn.lu tahriec bakılmalıdır.
(103)lOl'de gösterilen yere bakılmalıdır. Ayrıea bu hadisin lâfzan bı l.ifıin ractrjnı4(ı'*| mütcrkaribü'l- Elfuz. ve mâni olanını İmanı TaberanI, Selman (r a )'dan lahru; etmişin.
Bczıar hadis-i şerifin sadrını Abdullah h Mes'ud (r a.l'dıın tahne etmiştir, tnum Nrsıi>r»il»:| Ebu Hüreyre (r.a.)'dan Mukaddime Fudlu'l- Hasen vc'I- HUseyn İbney Alıyyihni ENTıft'ıı»| hüm) de 142-143 No. ile
— O (Falıma) benden bir parçadır. Onu Riıcendirip kı/dıraıı şey, beni de Rücendirip kudınr (105).
Rcsûlullah (solliillnhıı aleyhi ve scllcıv) O.sa/nc b, ZeyJ için H/. Âişe (ra-dıyallahu anha)'yc îjöylc buyurdu;
—Üsanıe’yi sev. Çünkü ben, onu seviyorum (106).
Yine Rcsûlullah buyuruyor:
—İmanın alâmeti, easan sevmek, ınünafıkiıj^ın alâmeti de ensara bug-/.etmektir (107).
İbn Ömer (radıyallahu anh) in rivayet elmiş olduğu hadis-i şerifte Resû-lullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki:
— Kim Arab’ı (Arab'ın mü'minlcrini) severse, onları hana olan sevRİ-leri sebebiyle sevmiştir. Kim onlara buğzederse, bana olan buğzu sebebiyle onlara buğzetmiştir (108).
Gerçekten kim birini severse, onun sevdiği her şeyi sever. (Ashab ve tabiinden peygamberi sevmelerindeki) selefin alâmeti işte budur. Hattâ mubah olan ve canın çektiği hususlarda da böyle idiler.
Ahdullah h. Ömer, sı^ır derisinden yapdmuf ayakkabı ^iyer. onumk-ya ile hıyardı. Çünkü O. Resûhıllah 'ın (sallallahu aleyhi ve scUcm) yaptığını gdmıüt idi (III).
Rcsûlullah’ı (sallallahu aleyhi ıc sellem) .sevmenin alâmetinden;
(Sekizineisi): Allah’a (c.c) ve Allah'ın Resulüne buğzcdcnlerc buğzttEeı Rcsûlullah'a düşman olanlara düşman olmak. O'nun dinindebid’adarıcK edip sünnetine muhalefet edenden uzaklaşmak. Resûlullah'ın şcrıaimaa^ halif olan her şeyi kendisine ağır gelmektir.
Allahü Teâlâ buyuruyor ki:
— Allah'a ve âhiret gününe iman eden hiçbir kasmi, Allah'avt|Ky gamberine muhalefete kalkışan kimselerle sesişir bulamazsınır; ıtb ki, u muhalifler, (soyca) babalan, veya oğulları, veşa kardeşleri.rnı hısım
(l)nivUzuncu.Mi); Resûlullah’ın gelirmiş olduğu ve onunla nisanları hidayete sevkellığı. kendisi de doğru yolu onunla bulduğu ve onun ahlakı ile ahlâk-laıulığt KnrVın ı Kernn'ı sevınesniır,
Hz AıifC (rudıyullııhıı ,ınh) şöyle ıleınişlır
—Ki‘sûlıılluh’111 (s.ıllnllühtı aleyhi ve selleınl ahlâkı Kur'ûn idi.
Kur’ân-ı Kerim’i sev ıneM, onu okuması, onunla amel etmesi, onun mânâsını anlama.sını istemesi. Rcsûlullah'm sünnetim sevmesi ve emirlerini yen- . ne getirmesi, yasaklarından kaçınması ile olur
Sehl b. AbduUııh (rnlıimelnıllah) şöyle der:
—Allah’ı (c.c.) sevmenin iilâmcii, Knr’ân-ı Kerim’i %e\inektir. Kur’ân’ı sevmenin alâmeti de Nebıyyı /ı^an elendımı/ı sesmektır Resûlullah'ı sevmenin alâmeti, sünneti sevmektir Sunneı-ı Resûlu sevmenin alâmeti, âhirdi sevmektir. Ahıretı sevmenin alâmeti, dünyayı sevmemektir Dünyayı sevmemenin alâmeti ise, insanın dünyadan ancak yalayabileceği ve âhırelc ulaiftıracağı kadar almasıdır.
Ibn Mes’ud (radıyallahu anh) der kı:
—Bir kimse kendisinin ı\ı ve kıuııluğunu snrınak istediği sakıt, ancak Kur'ân'a müracaat eder Hğer Kıır’ân’ı seviyorsa, o kimse Allah'ı se Allah'ın Resulünü seviyor. (Sevmiyorsa Allah ı ve Resûlunu sevntıyor)
Resûlullah’ı (salUılluInı aleyhi \e selleın) sevmenin alâmetlerinden;
(Onuncusu): Resûlullah’ın ümmetine şefkat ve merhamet etmek, onlara nasihat etmek, onların yararına çalışmak, onların müşkülâtlarını gidermektir
Nitekim Resûlullah (sallallahu aleyhi s e selleın) nurmınlere çok merhametli ve şelkatlı ıdı.
Resûlullah’ı (.sallallahu aleyhi s e selleın) sevmenin kâmil olmasının alâmeti:
(Ki bu onbirinci alâmet oluyor).
Resûlullah’ı sevdiğini iddia eden kitn.senin zahid olması (yani, dünyaya metelik vermemesi), fakirliği tercih etmesi, fakirlikle nuıtlasıf olmasıdır. Rc-sûlulluh (sallallahu aleyhi ve selleın) lihu Said el- Hudri'ye
— Şüphesi?., yoksulluk, si/den beni sevene, selin derenitne)j(^ üst kısmından aşa|^ı akmasından daha süratli gelir.
Abdullah h. Müğan'd (radıyullahu anh)':n rivayet ettiği hadisle, Adamın biri Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellcm)'c der ki; “Ey Allah’ın Resûlü' Ben muhakkak seni seviyorum. '
Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi vc scllcm): “Söylediğin söze bak.” buyurur.
Adam üç kere:
“Allah'a yemin ederim ki, ben seni seviyorum.” deyince Resûlultes şöyle buyurdular:
“Eğer beni gerçekten seviyorsan korunmak (âleti olmak üzere) sulluk için hazırlan."
MüğatTcl. Ehu Said el- Hudh (I I5)'nm hadîsine hctucrbirh^ısııİK
NEBiYYİ ZÎŞAN EFENDİMİZİ ŞEVMENİ.N MÂNÂSI VE ONUN HAKİKATİ
Bilginler, kulun Allah’ı vc Resûlullah’ı sevmesinin mânâsındaüî ettiler. Bu hususta çok şeyler söylediler. Fakat gerçekle bunlarsöfc ihtilâfına değil, hallerin ihtilâfına rücû ediyor.
Süfyan-ı Sevri (rahimehullah) der ki:
— Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi vc scilem) sevmek onun sünnetar olmakla olur. Bu sözü ile Süfyan, Allaha Teâlâ'nın:
“(Habibim) şöyle de: “Eğer .siz Allah'ı seviyorsanız, hemen haan ki, Allah da sizlcri sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Zira .\llah;tb ğışlayıct, çok merhamet edicidir." (116) .sözüne işaret ediyor
Bir kısım bilginler şöyle der:
Geçen .sözlerin çoğu sevginin hakıkatma değil, sevginin meyvelerine işarettir. Sevginin hakikati ise. (kalbın) ın.sana muvafık olan hususa meyletmesidir. Kalbin insana muvafakati ve meyletmesi, ya meylettiği şeyi anlamakla ondan lezzet almak suretiyle olur. Güzel resimleri, hoş olan sesleri, lezzetli yemekleri ve suları ve bunlara benzeyen bir salim yaradılışlı olanın kendisine muvafakat ettiği için ona meyleden şeyleri sevmek gibi Veyahut bâtını güzel mânâları kalbinin ve aklının hissiyatıyla anlamasından, lezzet duymasından ileri gelir. (Peygamber ve velilerden) sâlihlen, ulemâyı, şehıdle-ri. .seçkin kullardan bilinenleri, onlardan kalan güzel hareket ve işleri şevli. k gibi. Çünkü insanın (kâmilin) tabiatı bunlar gibilerine kalbinin derinliğine işlercesine meyleder. Hatta (bu derinliğe işleyiş) bir kavını tâbi olduklarına öylesine taa.ssubla bağlılığa götürür ki. (bu bağlılık) memleketlerini terk edip hicret etmeye (kadın ve zürriyetin) mahremiyet (perdes)ini yırtmaya. insanları öldürmeye kadar götürür. Veyahut onu sevmesi kendisine yapılan ihsan ve in'âm yönünden kalbinin ona mutabakat etmesinden olur.
İnsanlar kendilerine iyilik yapanları sevmek tabiatı üzere yaratılmıştır.
Bunlar, sence sabit ve malûm olunca, Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve selim} hakkında bu sebeblerin hepsini görürsün ve sevgiyi icap ettirecek hu ÜÇ mânânın Rcsûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve scllenı) şahsiyyetinde toplandığını anlarsın. .Surelin zahirî güzelliği, ahlâkın bâtınî kcmalâtına gelince: biz bunları kitabın ilk kısmımla, burada tekrarlanmasına ihtiyaç hissedilmeyecek bir şekilde zikrettik. Rcsûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve scllenı) ümmetine olan maddî ve manevî ın'âm ve ihsanına gelince; bu da (kitabın birinci kısmında geçti ki) Allahü Teâlâ onu şöyle vasfetmiştir;
— Nush (kelimesi) öyle bir konuyu işlemektir ki, onda iyilik veyı^ şaklık bulunur. Elbise dikilen iğne olan ‘En- N/.sah’dan alınmadır. hak ez- Zeccac da aynı görüştedir.
(Kulun) Allahü Teâlâ’ya olan nasihati şunlardır;
a— Allah'ın uluhiyyetine inanmak,
b— Allah'a lâyık olan sıfatla Allah'ı vasfetmek,
e— Allah hakkında caiz olmayan noksan sıfatlardan Allah'ı tenzihoıiı
Allah'ın razı olduğu ve sevdiği hususlara rağbet etmek, Allah’ın kıldığı hususlardan da uzaklaşmak, Allah'a ibadet ederken ıhlaslıohn^
Allah'ın kitabına nasihat de şunlardır;
O'na inanmak, O'nda bulunanlarla amel etmek, O'nu güzel okumak.(f , nun yanında huşû içinde bulunmak, O'nu iyi anlamak, azgınlannle'vî-, den onu korumak ve müdafaa etmek, O'nu inkâr edenleri kölülemetesij rettir. Allah’ın peygamberine nasihat ise; O’nun peygamberliğiniusö}) mek. emrettiklerini yerine getirmek, nehyettiklerinden kaçınmak sorar; ona itaat etmektir. Bu fikirleri .söyleyen Ebu Süleyman'dır. EbuBcL'ti Haffaf ise, şöyle diyor: “(Resûlullah’a nasihat) getirmiş olduğa dâci ona yardım etmek, (düşmanlara karşı) ona yardım etmek, O’nu (hşes ve âhirete irtihâli halinde) müdafaa etmek, korumak, sünnetim işbıdt rctiyle ihya etmek, sünnetini (sevmeyenler karşısında) müdafaa etmek.(Fi yaymak, güzel ahlâkı ile ahlâklanmak, emsalsiz edebleriyle bezenmekafc rettir.
Ebu İbrahim İshak et- Tüciybî de fikirlerini (bu hususta) şöyle ifadeair “Rcsûlullah’a (sallallahu aleyhi vc scllcm) nasihat. O nun geliriliklenni etmek, sünnetine sıkı sıkıya bağlanmak ve neşretmek, .sünnetini(işlemd başkalarını) teşvik etmek, (insanları, önce) Allah’a davet etmek. (Sonnü lah’ın kitabına (sonra) Allah’ın peygamberine, (sonra) peygamherinsi»] tine vc onunla amel etmeye davet etmektir.
Ahmedb. Muhammed, “Kalblcre farz olan hususlardan bin de Rcs:| lah’a iyilik, hayır dilemektir" diyor.
Ebu Bekir el- Aeiirrî vc başkası şöyle diyorlar. Rcsûlullah'a lustej iki (çeşit) nasihat olması gerekir;
1—Haatında ona nasihat.
2—Âhirete irtihâlinden .sonra ona nasihat.
Hayatındaki nasihat; ashabının kendisine yardım etmek, kendilfnm* dafaa edip korumak, O’na düşmanlık edenlere düşmanlık etmek, dinleyip, kabul etmek .suretiyle ona itaat etmek, O'nun yoluna
__ RESULULLAH IN nasihatini KAUUI. ETMENİN
—Mii’minlcrdcn iiyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi (şehid oluncaya kadar dövüneceğine dair) adağını ödedi (şehid oldu) Kimi dc (nehıd olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler (119).
—(Bilhassa bu ganimeti), O, fukara muhacirler ivindir ki, (Mekke m(iş-riklerinin tazyiki Üzerine) yurdlanndan ve mallanndan çıkanimışlardır. Halleri şudur: Allah’dan (dünyada) bir rızık ve rıza isterler. Allah’a ve peygamberine (Allah’ın dinine) yardım ederler... (120).
Müslümanların. Rcsûlullah (sallalluhu aleyhi ve sellem)'\n âhırctc irtihâl ellikten sonra ona olan nasihati ise: Devamlı olarak Rcsülullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) hürmet ve tâ’zimde bulunmak, onu fazlasiylc sevip sünnetini ve şeriatım öğrenmek için devamlı olarak okumak. Ehl-i Beytim sevmek, ashabını sevmek, Rcsûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem) sünnetini sevmeyenleri sevmemek, O’nun yolundan uzak duranlardan kaçınmak, O’-nun yolundan ayrılanlara bugzetmek. Onlarla konuşmamak, Resûlullah’ın ümmetine, şefkat ve merhamet etmek, Resûlullah’ın ahlâkını, adabım, siyerim öğrenmek için çalışmak. O’nun sünnetini öğrenmek ve yerine getirmekle sabırlı olmaktan ibarettir. (El- Acürı’nın) zikrettiği hususa göre, bizimle (muhabbet itaatin bir sonucudur) dediğimiz gibi, nasihat. Peygambere (sa//a//a/ıo aleyhi vc sellem) olan muhabbetin semerelerinden biri ve ona olan alâmetlerden bir alâmet olur.
İmam Ebu’l- Kasım el- Kuşeyrî rivayet ediyor:
Horasan sultanı ve kahramanlarından, Saffar ismiyle bilinen Amr b. el-Leys, (öldükten sonra) rüyada görünüp kendisine sorulur:
—Allah sana ne yaptı?
Cevap verir;
—Allah beni affetti.
—Allah seni ne ile affetti? (Ne iş yaptın ki hayatta Allah seni affetti?).
—Günlerden bir gün, yüksek bir tepeye çıktım. Orada askerlerimi gördüm. Askerlerimin çokluğundan gurur duydum ve Resûlullah’ın zamanındaki. vaki olan savaşlardan birinde bulunup. O’na yardımda bulunmak için lavaşlara katılsaydım diye duygulandım. Bunun için Allah günahlarımı bağışlayarak beni mükâfatlandırdı.
Mü.slümanların imamlarına (ilmi ile âmil olan âlimler, hakkiylc hükmeden emirler) itaat etmek vc onlara öğüt vermeye gelince: Onlara hak olan hususlarda itaat etmek. Çünkü Rcsûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah’a kyan olan hususlarda mahlûka itaat yoktur” buyurmuştur.replika telefon yazdı ve sundu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder