birebir ürünler ve psikoloji konusu7

 birerbir ürünler


birebir ürünler ve psikoloji konusu7 evet arkadaslar sizlere birebir ürünler diyorki
Nasıl bu kadar çok şey hatırlayabiliyoruz? Üniversite öğrencilerinin, dördüncü sınıf öğretmenlerinin isimlerini hatırlamaya çalışmaları, bu soruya bir cevap olabilir. Öğrenciler, öğretmenlerini senelerdir düşünmediklerini kabul etmekle birlikte, her öğrencinin öğretmeninin adını kodlamak için yeten kadar fırsatı olmuştur. Öğrencilerin geri getirme süreciyle ilgili içebakışları aşağıda görülebilir:
Öğrenci K. S.
I.Hangi okula gittiğimi hatırlamalıyım. Lowcll Okıılu’na hangi yıl geçtim.^ İkinci veya üçüncü sınıfta?
2.Sınıfın yen?
3.()ğretmenı hayalinde canlandır'Uzıın ve zayıf
4.Üçüncü sınıftaki öğretmenle aynı öğretmen
5.Hayan Bell mı ?
6.O, benim altıncı ve yedinci sınıf öğretmenimle arkadaştı.
7.Eğer Lt)well Okulu’na üçüncü sınıfta başladıysam, sınıf, okulun doğu koşcsındeydı. Eğer ikinci sınıfta başladıysam, batı köşesındeydı.
8.Evet, Bayan Bell.
pufîumkıftum ikinci şev, rahibeler arasında en yaydın ısım, neredeyse ısım- Kız kardeş Mary.
[Xışundujtum ü^uncu şey, dördüncü sınıfta hu rahibe ile tum üzuntule-pinı puvlaşmamdı.
[\iîundu^ım doalüncıı şey, adıydı. Adının A ile başladığını, sonra Al, sı^nra da Alvıra olduğunu hatırladım' Kız kardeş Mary Alvıra, ynadı yanlış, soyadının Kanada’da bir eyalet olduğunu hatırladım- Kız l^jirdeş
^^ınH'klerden ve başka daha sıkı kontrol edilmiş deneylerden, uzun bir W kolayca deptdadığımız birçok bellek izinin olduğunu anlayabiliriz, eeynıışte olan tum olayları sanki dün olmuş gibi hatırlayamayız. Bu kaybı karışmaya (araya başka bilginin girmesi, eski bellek izlerini tinnavı engellemesi) veya bozulmaya (kullanılmadığı için bir bellek ızı-^^utlaması) bağlı olabilir.
Çok Uzun Süreli Bellek (ÇUSB)
IÇdkının sureli anılar veya 3 aydan çok daha eski anılar üzerinde bazı ıl-^vtnlcr elde edildi.
Löf Sınıf Arkadaşları. ÇUSB araştırmalarının bir dönüm noktası Bah-
tBahrıck ve Wittlinger’in (1975) araştırmasıdır. Bellek ömrünü araştır-1 ısrarlı çalışmalarında, 392 lise mezununun, eski yıllıklardan seçilen sı-rfgudaşİannın isim ve resimlerine dair anılarını test ettiler. Test, 3.3 ay-BiBtdeysc 48 yıla varan 9 hatırlama aralığında yapıldı. Omeklem çok bu-âb hemen hemen 9 grubun her birinde 50 sınıf arkadaşı vardı) ve komp-âk tat prosedürü geliştirildi. İlk olarak, katılımcılardan serbest hatırla-vifouiarı veya mezun oldukları sınıfta hatırlayabildikleri tüm ögrencıle-ııkıııı vazmalan istendi. Sonra katılımcılara, kendilerinin de yer aldığı seçilen fotoğrafların olduğu bir fotoğraf tanıma görevi verildi. Bu fo-âİK, tanıma görevi ıçm başka bazı fotoğraflarla birlikte karışık bir sırada ânli.(jçuiKü görev, fotoğraf tamına görevine benzer şekilde, isimlen ta-Nıûıtvıydı. Dördüncü görev, resimlen isimlerle, beşinci görev ise ısımle-Iteddeeşleştırmektı. vSon olarak, katılımcılara bir resım-ıpucu görevi veli Ijeörevde katılımcının, sınıf arkadaşlarından birinin fotoğrafına baka-ııımuıı hatırlaması gerekiyordu.
k^lıı^ılıfttnı konKİııftu jjorulur. Fakat, deney ile mezuniyet arasına I K>vuıwa katılımcılar ‘‘gedmiş lyı günler” hakkında düşünmek için mezunlar gıınlennc katılmış veya çok eski fakat önemli bir yuz pnJ* aaılanm tazelemiş olabilir.
^%t»lca için ÇUSB_ Kalıcı Depo için Kanıt? Yabancı bir dil için belene kadar kalıcı olacaktır? Diğer bir detaylı ve uzun yıllar suren çalışma aynca bakınız Bahrıck & Phelps,l987) tarafından yapıldı. 50 surede Ispanyolcanın kalıcılığı test edildi. Bu uzun yıllar süren çalıştı katılımcılar, lisede İspanyolca öğrenmiş 773 kişiden oluşmuştur. Ka-gitardan orijinal eğitim suresi, İspanyolca notları ve öğrendikten sonra ne sıklıkta kullandıkları gibi bilgiler alındı. Okuma-anlama testleri ile dil bilgisi ve deyimler için hatırlama ve tanıma testleri verildi. Genel ^ Rıhrıck. hiçbirimizin şaşırmayacağı bir sonuç buldu: Ispanyolcası daha ^(jiınlar testte daha iyi p>erformans gösterdiler. Bununla birlikte, çok uzun bellekte tutma derecesi, uzun bir süre yaşamayı plânlayan herkesi sevinil İspanyolca bilgisi, genelde, ilk 3 yıl boyunca çok keskin bir şekilde du-p, sonra yaklaşık 30 yıl kadar sabit bir seviyede kalıyor gibi görünüyordu, ^dlıklc okuma-anlamada yaklaşık 35 yıl sonra azalmaktaydı. Fakat, orijinal lİjUco^nilen bilgilerin çoğu 50 yıl sonra bile kullanılabiliyordu. Bu “ka-bellek, kalıcı depo olarak adlandırıldı. Kalıcı depo, İspanyolca bilgisin-|«klı^ gibi tahminen diğer yabancı dillerde de, çok uzun sure için dıkka-|iı|cr şekilde
Çl^B ve Bilişsel Psikoloji. Bu kitabı bilişsel psikolojinin herhangi hır «■de okuduğunuzu farz edin, belki de kendi kendinize sordunuz: “Bu bilgiline kadarı USB’ımde kalacak?”. Conway, Cohen ve Stanhope’un (1991) W Etıtımlc Kazanılmış Bilginin ÇUSB’te Tutulması Üzerine; Bilişsel lyojımn 12 Yılı” adlı makalesinde bu soruya bir cevap bulunabilir. Dcncy-AıIiTiIgıbı uzun bir süre önce bilişsel psikoloji dersi almış 373 öğrenci ile #M|lirdır. Bu öğrencilere, uzun bir süre önce öğrenilen materyali hatırla-lİMi demlendirmek için hazırlanmış bir bellek testi verildi. Test, bilişsel dersinde adı geçen araştırmacıların ve kavramların isimlerini doğru iâhttiflamayla ilgiliydi. Sonuçlar Şekil 6.12’de gösterilmiştir, ksden hatırlamada, kavramları hatırlama ve tanımaya göre biraz daha Ikrdufyş bulundu. Çoğu bilişsel psikoloji profesörünün (ve diğer alanlar-i'iduğunu zannediyoruz) 12 yıldan kısa sürelerde aynı sonucu bulması I tutarlıdır. Şekil 6.12A’da gösterildiği gibi, hem isimlen hem de ıtmıroa aynı eğilimde ilerler. Şekil 6.12B'de isimleri ve kavramla-I başlangıçta daha keskin bir azalma olduğunu görüyoruz.
arkadaşlarının v»ftır ^ıc\ deneylen ile tutarlıdır. Şu ^çUSB’tckı bilgi. e%kı sınıf arkadaşları veya KSBAJSB ayrımı, ilk hr şekilde düşer, sonra düzleşir ve şans seviyesinin üzerinde ıstık-yıllarca kalır. Kavramların isimlerden daha uzun sure bellek-olgusunu biraz yorumlamak gerekir. Öğrencilerin USB’ye atmak f ^ l^tcn^clcn) zayıf motivasyon gösterdikleri yem isimler ÇUSB prcnsı-**^'*ll*l* Jjgcr anılarla «çeşitli şekillerde baglantılandınlmış olabilir (Bah-^pahnvk ve Wittlınger’ın ÇUSB konusunda önemli veriler topladıklarını m uru*' vadede değen ne olabilir kı?). ÇUSB prensibi insanların ilk ön-j^ha st>nra nispeten yavaş unutulmaları şeklinde tanımlanır. Yanı,
Ebbınghaus haklı olmaya devam eder. Son olarak, her ne kadar bi: so-pfjum önceki ÇUSB araştırmalarıyla uyumlu olduğunu ve başkalarının te-y bulgularını desteklediğini eklemek için acele ediyorsak da, münferit pro-^tknn kavramlara karşı isimleri ve hatta belki de kullanılan metinde bu gı-İl «eylen v'urgulamalarının sonucu etkileyebileceğini de göz ardı etmemeliyiz.
Resim Belleği. Çok uzun zaman sonra resim tanıma becerisine dair önem' i lir kanıtı Shepard (1967) elde etti. Kolay hatırlanabilir çok sayıda resim gj<ından (örneğin, dergilerdeki reklamlardan) 612 tane resim seçildi. Resim-İff,katılımcıların belirlediği bir hızda ekranda teker teker gösterildi. Katılım-resmi inceledikten sonra bir tanıma testi verildi. Bu testte, 612 resim tpaJen seçilen 68 resmin her birisi, yeni bir resimle birlikte gösterildi. Kanıdan, bu her bir çift resimden hangisinin önce gösterilen resim olduğunu lıkfflcsı istendi. Anlık tanıma görevinde “isabet”lenn yuzdesı oldukça yüktü %96.7. İki saat sonra (deneyin özellikle bizim ÇUSB tartışmamız ile ıl-ûlan kısmı), katılımcılardan tekrar diğer bir eskı-yenı fotoğraf çiftlen sc-kanr vermeleri istendi. Bu sefer daha önce görülen resimlerin %99.7’sı iKidı. Katılımcılara 3 gun, 7 gün ve 120 gün sonra aynı türde tanıma gö-verildi. Şekil 6.13’te görüldüğü gibi, katılımcılar hır hafta sonra bile, lûfcngösterilen resimlen çok iyi hatırlayabildiler. Nıckcrson (1965, l%8) ‘nandıng (1973) 10.(XX) resim kullandığı çalışmasında buna benzer sonuç-cHf cm. Standıng. (^onezıo ve Haber (1970) katılımcılara 2.650 renkli «ıiMhilar ve bir yıl sc^nrakı tanımanın %63 ile %97 arasında değiştiğim tihr Daha ilginç olan ise, yaklaşık 4 ay sonraki tanıma puanlarında aıal-^Imjiiydı. Resim belleği kaybolmaya mı başladı, yoksa diğer imgeler ara-rçbtılımcının aklını mı karıştırdı? 3 gün
iTîitf kı§ıl«‘r'. v'ocukUrımmn ^ınnlıklcrım, evimizin zemin katını ha-/*^Nİıvttımı:in tam tereme “bu geceyi unutma", “sem hı^ bir zaman veya “seni her gun duşunuyorum" gibi hiç unutmak ısıcmC' ' -^vlerı unuturuz. Birçok şeyi unuturuz; bazen bizim için çok değerli ^yler silinip gider. Diğerlen ise sonsuza bdar kalabilir. Kişisel
^ içeriği, kışının çatı arasında sakladıklarıyla aynı değildir; sakladığı-beyin depomuzda rastgele oluşmuş izlenimleri olmaktan çok, ^ mılar arasından seçilir.
^ıbmyrafik anılar, mükemmel olmasa da genelde iyidir. Bu konuyla il-, ^ııf veriler elde etmek zordur (En nihayet, kim kişisel bir anının dog-^ıljnjdıfını iddia edebilir ki?). Fakat bazı araştırmacılar (örn, Fıcld, 1981) ^aileden birkaç kişiyle görüştüler ve bir kişinin bildirdiği “olguları" diğer filetlerine de sorarak test ettiler. “3 Temmuz’da bademciğimin iltihaplan ^fKİm emmim, 4 Temmuz’dan bir gün önceydi ve ana caddedeki göstenyı ^^mışrım” gibi veriler, diğer aile bireylerine sorularak ve doktor raporları liflenerek onaylanmıştır. Olay hatırlama araştırmaları, kişilerin ve diğer aı-^İtfcylerının cevapları arasında +0,88’lik bir korelasyon olduğunu göstermış-jl,.'\jıy duyguların ve tutumların hatırlanmasında +0,43 gibi daha duşuk bir Ifdasyon bulunmuştur (Field, 1981). Aile bireyleri arasındaki bu korelasyo-p, tutumlar konusunda, bazı ailelerde negatif çıktığını da hepimiz biliyoruz.
Anı Defterlerine Dayanan Otobiyografik Bellek Araştırmaları. Neyse |kı arımlı psikologlar, günlük faaliyetlerini kaydetme gibi zorlu bir görevi diler ve daha sonra bu faaliyetlerine ait anılarını, aralanndan seçtikle-iler üzerinde incelediler. Linton (1982; bkz. Wagenaar 1986) tarafın-lı«pilmiş bu çalışmalardan biri, 6 yıllık bir zaman diliminde epısodık de-ffülcnn toplanmasına konsantre olmuştur. Her gün bir kart üzerine, o gun iıena: ıkı değişik olayı yazmıştır. Her ay seçkısiz iki kart seçmiş, kartların üMkit yazan olayları hatırlamaya çalışmış ve bu olayların tarihlerim belır-tr$ır. Aynı zamanda, hem kartı yazdığı zaman hem de hatırladığı zaman , dikkat çekme, ()nem ve duygusal yönden de değerlendirmiştir. Limon fk 5ekıl6.14) bazı sürpriz sonuçlar elde etmiştir. Ebbmghaus’ıın zamanın-liınurma eğrilerinde olduğu gibi unutma oranı, eğrısel değil, doğrusaldır, m önemli hır sonuç çıkarabiliriz; Günlük hayata, epısodık olaylara ılış-bdkk, uzun hır zaman geçtikten sonra giderek daha zayıf hâle gelir; vc bu hatırlama yeteneği isnknrlı hır şekilde bozulur. Linton ıkı tıp “unur-nmmden bahseder. Bmsı, komite toplantılarına katılmak gıhı zaman içe-•lir tekrarlanan olaylarla bağlantılıdır. Bellekte toplantılar, başka toplan-kn» hdeşnuftır. ikinci unutma tıpı ise, unutulup giden olaylarla ilgilidir.birebir ürünler sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder