birebir ürünler ve psikoloji konusu8 bugün yine sizlere bu yazıları yazan birebir ürünler diyorki sanki anılarından bir kitap bulup açıyor ve içindekileri okumaya başlıyor gıbıdır-g sonra başka bir sayfaya geçer orayı okurlar ve sonunda tekrar bulunabilmesi için kı-^(jıkkatle aldıkları yere koyarlar Bir dakikanızı ayırıp büyükannenizi veya büyükbaba-^Kiyın ve ondan çocukluğunu anlatmasını isteyin. Anılarını bir yere not edin 0if keresinde bilişsel psikoloji sınıfı öğrencilerinden yaşlı komşularını veya akra-I ziyaret edip bazı uzun süreli anılarını kaydetmelerim istemiştik Aşağıda bu ^rden kısa bir örnek bulacaksınız
‘ 18851e doğdum 8 yaşımdayken annem öldü, bu yüzden akrabalarımla yaşama-ıi i)3şladtm ve bazen Kahoka, Mo 'daki 5 sınıflı bir okula ve bazen de tek bir derslikte İI0J fazla sınıfın eğitildiği Star adındaki bir taşra okuluna gittim. Star Okulunun her ^ndi ağaçlara bakan pencereleri, ön tarafında kara tahtası ve küçük bir verandası, girdiğiniz yerde vestiyeri vardı. Eğlence için yerel ürünlerin sergilendiği panayı-ıtgıöerdık Orada dönme dolap, atlıkarınca gibi aletler vardı Külahla dondurma satılh 0^ ve limonata tezgâhları vardı. Her şey 5 kuruştu . John Amcamın beni gösterileli götürdüğünü hatırlıyorum, hatta bir keresinde bir hipnoz gösterisine götürmüştü. igOianmca bize bir kaşık dolusu Ayres verirlerdi, bu eaaneden alınan patentli bir jıçtj Umanm bu bilgiler okul projen için yeterli olur ve yakında yine gelip beni göksün Buyuk'buyükannen Menke" (Scott Menke'yeteşekkürler 24 Mayıs 1987) Bûyuk-büyükanne Menke’nin çocukluğuyla ilgili olarak kendisi için önemli olan m^ı hatırlamasına dikkat edin Atlıkarınca, dondurma külahları ve limonata tezgâhla f ^grttığı okulun plânını hatırlaması güçlü bir görsel belleğinin olduğunu gösteriyor SiZifl büyükanne ve babanızın hayalındaki önemli olaylar nelerdir? Sizinkiler neler prSchuUter’ın belleğine çakılmış gibidir. Nihayet, Sehulsıer opera ile ıh bilgileri tekrarladığı, örneğin kayıtlan dinlediği ölçüde hatırlama olasılı* Ruuktır.
idıyc kadar kişisel anılarla ilgili incelememiz, özel deneyimlerin tek tek knnaMna odaklandı. Bu konular aynı zamanda grup verilen açısından da InUı. Bir dm araştınnada, Duke Ünıversıtesı’nden David Ruhin bazı m-m, hayatlarının bazı dönemlerim diğerlerinden daha iyi hatırladıkları-tÇCİtt insanın geçmişini bemer şekilde hatırladığını göstermiştir, k^n
Ruhv’nın (W87, 2000 ve Ruhin, Wctzler & Ncbes, 1986) orta yaşlara ula^^mış insanlarla (50 yaş ve üzen) yaptığı çalışmasında, gençlik ve ilk yetişkinlik yıllanna ilişkin olayları son yıllara göre daha iyi
gp kişisel anılar mükemmel olmaktan uzaksa, diğer anı türleri nasıldır?, soygunu davasında jurı üyesi olduğunuzu düşünün. Soyguncu ban-^lîircr ve silâhını görevliye doğrultur, tüm parayı ister. Yan gişede çalışan rvuşındakı beyaz erkek, 2.5 metre önünde duran 20’lı yaşlardaki zenci Ame-^lı stiyguncuyu net bir şekilde görür. 1 hafta sonra bu soygunla ilgisi oldu' jjiuşunulen bir şüpheli, arabasında bir tabanca ve çok miktarda parayla ya' ^ır. Şüpheli, soygunun yapıldığı saatlerde, kız arkadaşıyla birlikte bir TV IfıSramı izlediğini söyler, ve TV programının detaylarını verir; kız arkadaşı i bunları onaylar. Fakat soygun esnasında 2.5 metre yakınında olan tanık, jDvguncunun bu şüpheli olduğundan emindir ve bu ifadesini kutsal kitaba el bırak, yemin ederek vermiştir. Böyle bir durumda görgü tanığının ifadesine I kadar güvenebilirsiniz? Eğer siz de diğer birçok insan gibıysenız, bir görgü MuŞmın ifadesi diğer faktörlerin çoğundan daha etkili olur. Görgü tanığının idcujMrıyı, sanığın suçlu olup olmadığına ikna etmede genellikle çok etki' îkr Maalesef, yakın zamanlara kadar görgü tanıklığının güvenilirliği çok faz-kmjnnlmamıştır. Elizabeth Loftus ve arkadaşları insanların, gördüklerini «İl} hatırlamaya eğilimli olduğuna dair kanıtlar sundular. Loftus’un deney' Hinden birinde, üniversite öğrencileri otomobille ilgili bir video izlemiş ve 4lisonra izledikleri video ile ilgili soruları cevapları istenmiştir. Öğrencılc' ntiyansına “beyaz spor arabanın kasaba yolunda ne kadar hızlı gittiği”, diğer mm ısc “beyaz otomobilin kasaba yolundan samanlığı geçtikten sonra ne idi hızlı gittiği” sorulmuştur. Hemen belirtilmelidir kı, ikinci soruda sa' ■«ilk yer almakla birlikte, filmde samanlık yoktur. Bir hafta sonra katılım' ö«ıfilmde samanlık görüp görmedikleri sorulmuştur. Katılımcıların %17’sı ilde «manlık gördüğünü söylemiştir. Birinci sorunun sorulduğu dunımda tıdece%3u samanlık gördüğünü söylemiştir.
Elızabeth Loftus. Belleğin değinebil iri iği üzeri' ne olan çalışmaları görgü tanıklığı vakalarında sıklıkla kullanılmıştır.
cılara çiftler halinde slaytlar gösterilmiş, iki slayttan hangisinin filmde gör-dükleri sahnelerden birisi olduğuna karar vermeleri istenmiştir. Yanıltıcı bilgi verilmeyen grubun %75’i doğru slaytı seçmiştir. Yanlış bilgi verilen grubun ise sadece % 41’ı doğru slaytı seçmiştir. Peki öyleyse orijinal anıya ne oldu? Buyuk olasılıkla, diğer anılarla karıştı.
Loftus boylece bazı katılımcıların, samanlık gibi büyük, “dur" yerine “yol ver” işareti (veya tersi) kadar çok farklı bir şeyi yaratmasının mümkün olduğunu göstermiştir.
Olaylara ilişkin bellek, basitçe birebir yapılandırma değildir. Yanı dünyaya ait olguları yutan ve daha sonra bu yuttuklarını aynen geriye çıkaran bir sistem değildir. Gerçek hayatta bellek ve hatırlama inşa edicidir, yanı eski deneyimlerimiz, olay sonrasında aldığımız bilgi, algısal faktörler, hatta insanın belirli olayları diğerlerinden daha fazla hatırlama arzusu hatırlayacağımız şeyi etkiler. Hepimizin yaptığı şey budur. Bir spor karşılaşmasında kötü oynayan bir takımı ele alın. Bu takımın ateşli bir taraftarına göre kendi takımı muhteşem oynamıştır.
Banka soygunundaki tanıklık olayında, bir jüri üyesinin şahidin güvenirliğinden şüphelenmesine neden olabilecek çeşitli faktörler vardır. Günlük olaylarla ilgili bellek üç evreden oluşur: Algı, saklama (akılda tutma) ve hatırlama. İlk evrede, tanık soyguncuyu elinde silâhla görünce kısmen de olsa şoka girmiştir. Aklında tutma evresinde, soygun esnasında algıladıklarını önceki anıları ve hu tıp olaylara dışkın bildikleriyle bütünleştirmiş olabilir. Nihayet hatırlama evresinde tanık, davanın mahkemeye gidebilmesi ve yasaların desteklenebilmesi için, şüpheliyi teşhis etmeye teşvik edilmiş olabilir. Ayrıca, farklı ırklar birbirlerini teşhis ettikleri zaman özellikle hata yapmaları olasılığının yükseldiği de gc^terilmıştır (bkz. Shapiro & Penrod, 1986; Both-well, Brıgham &l Malpass, 1989). Yanlış tanıklık yüzünden zan
bir kadının çocukluğunda uğradığı cinsel tacız durumunda W ^bı, »nsan acı veren bir anıyı bilincinden atabilir. Psikoterapi yonte-ir; îUiılann bilinç düzeyine çıkarılıp hatırlanması sağlanabilir.
bastınlmış ıravmatık çocukluk anılarının gerçek olduklarından şup-^lur Ancak Loftus ve arkadaşlarına göre “bilince çıkarılmış” bazı anı-^^ekte N'anlış anılardır, veya aslında hiç olmamış olaylar hakkında kur-hikâyeler, terapistin taleplerini karşılamak amacıyla uydurulur (bkz ^ 1093; Loftus & Ketcham, 1991). Loftus’un bu görüşünü desteklemek ^kontrol edilmiş deneysel bir araştırma sunulmuş olsa bile Loftus eleş-^ maruz kalmıştır. Loftus geçmişteki travmatik deneyimlere odaklanan P psikoterapi tekniklerinin geçerliğini sorgulamıştır. Bazı eski travmatik ^.jinlcr gerçeklere dayanır, bazıları ise daha önceki olayların sentezinin ^jgjapıstın cesaretlendirmesinin sonucudur. Aynı zamanda bu tür terapıle-^jysianın anılarını bozmadan, gerçek çocukluk deneyimlerini ortaya çı-^çıkaramayacağından da şüphe edilir. Loftus ve başkalarının deneysel ve gglamalı çalışmaları, suç olaylarında şahidin belleğinin inanırlığı konu-^oacmlı bir etki sağlamasının yanı sıra, belleği anlamamıza da önemli olmuştur. Artık bu tür olaylarla ilgili davalarda olaylara daha şüp-nklaşılırken, bastırılmış anıların veya tanıkların ifadelerinin tamamımn ppic olmadığı vurgulanmalıdır. Bu tartışma devam etmektedir ve bu ko-^ ilgi duyanlar,
:CW>ıvografik bellek yaşam dönemleri ve o yaşam dönemlerinde meydana İMjjcnel olaylar çerçevesinde düşünülebilir. Hasar gördüğü zaman otobı-Nık bellekte bozulmalara neden olan çeşitli beyin lx)lgelerı vardır. Bu du-^«i|tırraauları, otobiyografik belleğin butun beyne yayılmış, birbirini ız-panLirleme bir süreç olduğuna ve beynin çok çeşitli bölgelerdeki trav-^ «ûKyografık bellek kusurlarına yol açmasının nedeninin bu oldugu-sevk etti. Beyin hasarının nerede olduğu bilinen geriye doğru ^hiKabnn incelenmesi sonucunda, bu karmaşık ardışık işleyişi göste-1 bv otobiyografik bellek modeli oluştu. Belirli olayların temporal
birebir ürünler sundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder