birebir ürünler ve psikoloji konusu6

 birebir ürünler


birebir ürünler ve psikoloji konusu6 evet arkadaslar yazılarımıza devam edrken birebir ürünler dediki hu alanların bellek oluşumu için temel beyin alanları olduğu-ı>u fOttcrır Aıvak, hıpıJcampus tek başına USB’nın sürekliliğini sağlamaz, ct^r ho\lc oUavdı H.M.’nın (bu bolumun ilk kısmında tartışılan vaka) eski l’SB VI olmazdı. Çoğu kalıcı USB serebral kortekste depolanır (ve işlenir) gibi jjorunur Duyusal bilgilerin Özel beyin alanlarına gittiği bilinmektedir. Göz-U*nlen vc kulaklardan gelen bilgi, örneğin sırasıyla görsel kortekse ve işitsel kortekse gider. Duyusal deneyimlerin bu tipleri için, uzun süreli anıların bu yerlerde (gt^rscl vc işitsel korteks) veya bunların yakınında depolanması olasıdır. Bununla birlikte, bu konu beyin biliminin (braın scıence) karmaşık konulardan bindir; duyusal deneyimler çok çeşitlidir. Bir önceki cümledeki sözcükleri okurken gözlerinizden gelen bilgi görsel kortekste işlenir (buna şüphe yoktur) fakat, çeşitli sözcüğünün anlamını ele aldığınızda beynin diğer kısımlarını kullanırsınız. Belki de içten seslendirme bölgesini ve işitsel anılarla bağlantılı bölgeleri faaliyete geçirmek suretiyle sözcüğü gerçekten söyleyerek bile yaparsınız bunu.
Beyin Nasıl Çalışır - Basit ve Tatlı. Beynin bilgiyi USB’de nasıl depoladığı ikinci basit zor sorudur. Beyin evrendeki en karmaşık şey olmasına rağmen, nörobılişsel laboratuvarlarda bazı cevaplar oluşmaya başlamıştır. Uzun sureli anıların nasıl oluştuğuna dair bir açıklama, bu kitapta defalarca adı geçen Donald Hebb’in öncü çalışmasına dayanır. Hebb’in açıklamasının basitleştirilmiş versiyonu şöyledir: Eğer bilgi KSB’de yeterince uzun bir süre kalırsa, bu bilgi USB’ye dönüşür. Çünkü, KSB kapsamında beyinde kendi kendini harekete geçiren bir nöral faaliyet döngüsü mevcuttur. Eğer bu döngü bir süreliğine aktif kalırsa (bir çeşit kendi kendini uyarma) bazı kimyasal ve/ve-ya yapısal değişiklikler olur ve anı kalıcı şekilde depolanır. Biliyoruz kı bilişsel literatüre göre, bilgiyi sadece KSB’de tutmak onun kalıcı olmasını garanti etmez (örneğin, gelecek bölümde bahsedilen Craik 6c Watkins’ın araştırmasına bakınız). Bununla birlikte, eğer bilgi mevcut diğer anlamlı anılarla birleşirse, daha uzun süreli hatırlanılabilirligi artar.
Gelecek kısım, “Şekerle Kaplanmış Eski Güzel Anılarımız” olarak isimlendirilmiştir. Bu kısımda bu ifadenin çoğumuzun aklına gelen yaşlıların sevdikleri anılarını hatırlamalarıyla ilgisi olmadığını, fakat glikozun bellek kuvvetlendirici olarak çok az düzeyde de olsa öğrenmeyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu bahsedilen anılar belleğinizde muhtemelen daha kalıcı olacaktır çünkü diğer lyı oluşmuş ve belki de duygusal anılarla çeşitli şekillerde ilişkilidir.
Şekerle Kaplanmış Eski Güzel Anılarımız. Bazı yaşantılar diğerlerine göre daha lyı hatırlanır. Heyecanlı, hızı ilgilendiren ve hatta travmatik olaylar, orn., karmaşık pıdıtık teorilerden daha iyi bellekte kalıyor
ıfifltfUrı f?östcrıvor kı. heyecanlı hr olay olduğunda, şimdilerde bir gösterilmiş olan adrenal medullanın kana yaptığı epınefnn 1^^ ^M»-<jaııgh, 1990). Epınefnn, muhtemelen beyin sınapslarını doğ-^ (yunku kan-beyın engelini aşamaz) ancak epınefnn depolan-
f"* bir şeker olan glikoza v^vırır, böylece beyni besleyen kandaki artar. Bazı deneysel araştırmalar, öğrenme sonrasında doğrudan jîlıkoz cn|cksıyonunun gelecekte bu olayla ilgili anının hatırlanması-jjoruşunu destekler (Gold, 1987 ve Hail 6ı Gold, 1990). Bilişsel iıifldeki USB ile ilgili bu kuçuk tur, bu konuda sayısı giderek artan lı-sadece hoş bir örneğidir. Şüphesiz yakın gelecekte bu heyecanlı ko-^Uıyenı gelişmeler bildirilecektir.
^50: Depolama ve Yapı
tartışmamızda bilginin işitsel, görsel ve anlamsal olarak de-^,|iını fakat bazen kullanılan kodun tipinin şüpheli olduğunu gördük.
kodlama mekanizmalarını açıklarken kodların göreli önemi hak-^ t«2i anlaşmazlıklar olmakla birlikte, bu tür bir zorluk yaşamıyoruz, bilgi açıkça işitsel, görsel ve anlamsal şekilde kodlanır. USB’de bilgi-boyutlu kodlanması kolaylıkla gösterilebilir. Örneğin, Solso’nun ha-^^gıbı, “siyah'beyaz bir kuş bazen penceremin önüne tüner. Onun bir ^ vi^aftanı olduğunu biliyorum çünkü onu sesinden tanıyorum. Veya batı ^^1 gördüğüm veya onunla ilgili bırşeyler okurken bu okuduklarımı ^h^kındakı diğer bilgilerimle- tüylü, doğaya ait canlılar gibi- birleştırı-Çok sayıda araştırma USB’de işitsel, görsel ve anlamsal kodların iş-dair genel bilgi sağlamanın yanı sıra, bu belleğin karmaşık kodlama pîBiru de aydınlatmıştır. Genel olarak, USB’yi, bellekten potansiyel olarak p^ılahılcn fakat son zamanlarda kullanılmamış herşeyın deposu gibi du-•r^ifiz. Bower’ın (1975) önerdiği USB’dcki bilgi sınıflarının bazılarının aicnd bir listesi aşağıda verilmiştir:
*çesTcmızdekı dünya ile ilgili mekAnsal miHİelımız -evimizin, şehrimi-an, ülkemizin ve gezegenimizin hayalının karşılığı olan sembolik yapı-l»vc önemli şeylerin bu bilişsel haritadaki yerme dair bilgimiz.
*haksel kanunlar, evrenbilim, nesnelerin ve şeylerin özellikleri hakkın-^ Wı bilgilerimiz.
•Dili anlamadaki veya resimlen ve müziği yorumlamadaki algısal bece-nlenmıı (Bowcr‘dan, 1975, s.56)
Bu çeşitliliğe karşın, literatürde USB’de anlamsal koda vurgu yapılmış ve bu kitapta da bu vurgu yansıtılmıştır.
Organizasyon. USB hakkındakı belki de en yaygın varsayım, buradaki bilginin düzenli bir şekilde organize olduğudur. Bu varsayım, araştırmacılar tarafından genellikle kabul edildiği için USB’deki bilginin nasıl organize olduğu sorusu çok nadir sorulur. Bir dakikalık içebakış, bu varsayımı geçerli kılmaya yeterlıdır. Eğer sizden belirli bir günde (7 Temmuz 1999 gibi) ne yaptığınızı hatırlamanız istenirse, bu sorunun cevabını nasıl bulacaksınız? O tarihe yakın olan veya o tarihle ilişkili olan, kolaylıkla belirlenebilir bazı bilgileri, 7 Tem-muz’dan ilen veya geri tarihlere gidiş gelişler yaparak ararsınız. 7 Temmuz günündeki olayların diğer bilgilerle bir şekilde ilişkili olması ve organize olması muhtemeldir. Belki bir doğum günü, başka bir kutlama veya özel milli bir tatil o tarihe yakın bir tarihte olmuştur. 1999 yazı boyunca ne yaptığınızı hatırlamaya veya o tarihlere rastlayan haftanın günlerini yerleştım^eye çalışabilirsiniz. Haziranın son gününde ödediğiniz kirayı hatırlayabilirsiniz. Bu hatırladığınız bilgi, 7 Temmuzda ne yaptığınızı bulmak için bir ipucu sağlar. Diğer yandan, eğer bellek sistematik bir şekilde organize olmasaydı soruya nasıl cevap verebileceğinizi bir düşünün. Uzun süreli belleğinizdeki bilgilen seçkısız bir şekilde seçebilirdiniz: Chicago Bankası, 3.14, LS/MFT, Monıca Lewınsky, Tahoe Golü, 361-2849, ESP, Kunta Kinte, Mars, v.b. Elbette bunlar bir suru saçma bilgidir; aynı derecede saçma olan başka bir şey de USB’nin organize olmamış olduğunu düşünmektir. USB’nin soyut temsili, itemlerin bu bellek içinde, anlaşılması guç bir telefon şebekesi gibi birbirine bağlandığını düşündürür. Belirli bir bilginin hatırlanması, bu bilgiye ulaşıncaya kadar, ilişkili diğer bilgilere de erişme kapasitesi olan bu ağa giriş yapılarak meydana gelir. Bilginin kendi içinde ve dışında oluşturduğu ağ, betimlenebildigınden çok daha komplekstir. Herhangi bir durumda, genel bilgiyi hatırlama tanımız, USB’nın organize olduğunu düşündürür.
Giderek genişleyen hır literatür spesifik bilgilerin, iyi yapılanmış ve oldukça kullanışlı hır ağa kaydedildiğini düşündürüyor. Bu anlayış, USB’ye giren her yeni bilginin yeni hır ağ oluşturmaya ihtiyaç göstermediği, dolayısıyla sonsuz sayıda kuçuk şemaların organize edilmesine gerek olmadığı anlamına
İli bölümlere ayrümaya cJevam ediyor Nûrobılimciler son 30 yıldır görsel ıK bölümlere ayırmakla meşgul olmuştur Görsel korteks, beynin gözlerden ge-j^lerı oldukça küçük, özelleşmiş alanlar vasıtasıyla işlemeye başladığı yerdir Bu 2gnn bazıları şekle ve bazıları da harekete tepki gösterir Ancak biz
düşünürken, bu özelliklerin hepsini hatırlarız Beynin daha üst bir yerinde anı-liıoluştuOü ve bilişin bulunduğu alanlarda bu farklı bilgilerin bir araya geldiğim var-jgifiak mantıklı görünür Fakat. Yale Üniversilesi’nden bir grup, geçici, çalışma bellek-g ,oluşturmadan sorumlu prefrontal kortekste bile artık benzer alt bölümlerin var oldu-|gn göslermıştir Bazı alanlar özel olarak bir nesnenin “ne" olduğu ile ilgiliyken, diğerdi nesnenin “nerede" yerleşmiş olduğu ile ilgilidir.
Boaraştırmacılardan biri olan nörobilimci Patricia Goldman-Rakic “Bellek moduler-$ umamı bir aygıtın içinde değildir" demiştir. "Bu, modülleri ayıran ilk fizyolO)ik kanıt-j! I’Patricia Goldman-Rakic ve arkadaşları Fraser A. Wilson ve Seamas P.O Scalaidhe.
I («yınunlann prefrontal korteksinde, iki alana ait nöronların farklı görsel ipuçlarına tepki »ifiJıöını göstermiştir İnferior convexity (IC) olarak bilinen alandaki nöronlar, nesne gö-f ıjnup kaybolduktan sonra kısa bir süre için nesnenin rengi ve şekliyle ilgili bilgiyi tutar-f Bitişik alandaki nöronlar ise. bir nesnenin yerini kodlar f Tpnoessee, Nashvllle’de Vanderbilt Üniversitesi'nde bir nörobilimci olan Jon Kaas bu I ımwı. bellek araştırmalarında yeni, çığır açıcı bir keşif olduğunu söylemiştir Kaas bu so-liçııtn farklı algısal yolların prefrontal kodeksin içinde devam ettiğini gösteren ilk geçer* tşlprsel kanıt olduğunu ifade eder Ve. Kaas'a göre, eğer başka çalışmalar, çalışma belle-diğer duyulara bağlı olduğunu gösterirse bu, anıların hareket ve şekil gibi işnei niteliklerine göre bölündüklerini ve başka kortikal alanlara dağıldıklarını düşündü-V “Pıkat bunun gerçekleşmesi şu anda pek mümkün görünmemektedir" demiştir, üfler bilim adamlarına göre, çalışma belleğinin en az iki şekilde özelleştiğim bulmak, bu tip anıların
gelir (eğer her vcnı bilgi yem bır organizasyon gerektirseydı organizasyonun Kr yamrı olmazdı) Bunun yerine yem bilgi var olan organizasyonların içine kaydedilir Dokuzuncu btılumde açıklanan anlamsal organizasyonla ilgili araş-turnaların çoğu organize edilen ağların sayısının şaşırtıcı derecede az sayıda olabileceğim gösterir.
Kapasite ve Süre. USB’de tutulan bilginin miktarını ve tutma suresini tahmin ermek güçtür, ancak bu özelliklerle ilgili bazı mantıklı tahminler yapabiliriz. En belirsiz bilgiye bile isteyerek, kolayca ulaşabiliriz. Örneğin, av bıçağınızı dereye düşürdüğünüz yerin tam neresi olduğunu, babanızın arabasının mhsat numarasını, kız arkadaşınıza verdiğiniz bir bileziğin detaylarını, bir gara; dolabının uzak bir köşesine konulmuş bir yağ kutusunun yerim hatırlayabilirsiniz. Fakat muhtemelen bu olayların çoğu uzun zamandır sizin bilincinizde değildir. Bilgisayarların bilgi kapasitesinin muazzam olduğu bir çağda bile, insan beyninin çok ayrıntılı bilgileri (oldukça küçük bir alanda) uzun sureli depolama kapasitesi rakipsizdir.birebir ürünler sundu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder