replika telefon ve varlık hiclik99

 replika telefon


replika telefon ve varlık hiclik99 sizlere en güzel bilgileri veren replika telefon dedikivar kı hclımlcırırmızdc, başkasıyla ilişkimin, beram ya başkaianyla ilişkimizin '.on.suz lonu üzerinde ortaya çıktığını d.k-<i;;zr3İic Yan; bilinçlerin lıernctı hemen tamamıyla olan ilişkilerin fonunda 'iv; çiller.; Sırf bu olgudan oluru, hu başkasıyla, biraz önce başkası-ıçın-.ivr~-Ti temeli olarak duyumsadığım ilişkim, ya da başkasının benimle liışkr-;-e'i've devTeye giren nedenlere göre halkaları için nesneler olarak duyum-Btrıiçûmtu feıjı onaya çıkııgmda açıkça görülecek olan şeydir bu. Öme-.m: raştosrıin bana baktığını varsayalım. Bu anda kendimi tamamen yabana-3^3 ^b; duyumsar ve kendimi bu biçimde üstlenirim. Derken üçüncü kış; cr-i.'.çia: Eğer bana bakacak olursa, yabancılaşmam içinde ikisini de topluluk uUi^'C’aiar' lözne-onlar) olarak duyumsanm. Buradaki “onlar", bıldıgtnuz h:rs’adda [onj yönelir. Bakılmakla olduğum olgusunu hiçbir bıçırr.d-c zrşerm-ez. kökensel yabancılaşmamı güçlendirmez — ya da pek az gûçlendı-.i'j eje: üçüncü kişi bana bakmakla olan başkasına bakıyorsa, somn dana urişiar. Nitekim bu durumda ben üçüncü kişiyi doğrudan değil ama bakılan-üşos, üçüncü kışı tarafından bakılan) haline gelen başkası üzerinden kavrava-tur.". feiece üçüncü aşkınlık beni aşan aşkınlığı aşar ve bu yoldan onun eı-tszeşnesine btkıda bulunur. Burada geçiş hali [eiat metastablel oluşur, bu isrrt jz sonra ya benim başkasına bakmak için üçüncü kişiyle iuilak kurma-araan da bu başkasının bizim nesnemize dönüşmesine -ki burada da-
lüaerde sözünü edeceğimiz özne-biz deneyimini yaşarım- bağlı olarak, va da ■*.û kişiye bakmama ve böylece başkasını aşan bu üçüncü aşkınlığı aşmama ^oarakdağılacakiır. Bu ikinci durumda, üçüncü kişi benim e\Tenün içinde ■liüiegelir, imkânları ölü-imkânlardır, beni başkasından kunaramaz. Bu-»aErii'Kie bana bakan başkasına bakmakladır. Bunu, belirlenmemiş ve so-
durumda ben onların her ikisine de bakalıllu nıı ve böylece üçüncü şını eıkisizleştirebilirim. O zaman uçnm ü kişi ve başkası, bana nesne.;; görüneceklerdir. Üçüncü kişiyi göl ıııi'ksı/m, başkasının clavramşlann,jj sine bakıldığını bildiğini kavradığım ölçüde, üçııııcıı kişinin başkag^, bakışını da kavrayabilirim, bu dıumııda ıiçuııcu kişinin aşan-aşkınlıgn üzerinden ve başkası vesilesiyle dıtyuınsaı mı. bıııııı başkasının radıkaj^ bir yabancılaşması olarak duyumsal mı başkası benim dünyamdan bana ait değildir, bir başka aşkmiık için nesnedir. Dolayısıyla nesnevj^ beimez ama ikircikli hale gelir, kendi aşkmlığıyla değil de üçüncüIdşjj lığıyla benden kurtulur. Şimdi anık oıııın üzerinden ve onunhakkındal bileceğim şey ne olursa olsun o lıeı zaman haşhasulın onu başkalarının sayısınca başkasıdır, başkasını yeniden-kendime malejj üçüncü kişiye bakmam ve ona ncsııelık kazandırmam gerekir. Bu bir zaman mümkün olmaz, öle yandan da liçııncu kişinin kendisine de'dj^ cü kişiler tarafından bakılıyor olabilir, yani benim gördüğümdensojs başka olabilir. Nesne-başkasının kökeııscl dayanıksızlığı ve bu nesnelŞ] kendine mal etmeye çalışan kcıuli-içiııin sonsuz bir koşiurmacasıhı naklanır. Daha önce gördüğümüz gibi, dşıklann kendilerim yakma nedeni budur. Başkasına bakarken kendimi üçüncü kişi tarafındanbi duyumsayabilirim. Bu duııımda, başkasının yabancılaşmasımomb anda bile kendi yabancılaşmamı konumsal olmayan bir tarzdaduujıa kasını araç olarak kullanma imkânlarımı ölü-imkânlar olarak dütsl kendi amaçlarıma doğru başkasını aşmaya hazırlanan aşkınlığıni3,^ia|i halinde çöker, ipin ucunu bırakıi'im. Başkası bu yüzden özne haline^ ben artık kendimi nesnelik için yeterli hi.sscımcm. Başkası bir nöiı W dece ve düpedüz orada duran vc lacnim hiç tlokunamadığımbırit'i^’^
çelimsiz bile ılı (^ılılıı, y.ı (]•( uçuncıı kişinin devreye girmesiyle yeniden o hale gi-recektıı, onun bıı çtllııısır oklusunu Üçüncü kişiden öğreneceğim (“Ulanmıyor musun, çelimsiz biline yükleniyorsun, vb.”), çelimsiz nitelemesi, benim gözümde, ona üçüncü kişi taralından kazandırılacaktır; bu nitelik benim dünyamın değil, çelimsizle birlikle üçtıncü kişi için olduğumuz bir evrenin parçası olacaktır.
Bu bizi en sonuııtla ilgilendiğimiz duruma ulaştınyor: başkasıyla bir çalışmaya angaje olmuş dııruıvKİayım. Üçüncü kişi onaya çıkıyor ve hem beni hem de başkasını bakışıyla kavrıyor. Bununla bağlılaşım halinde yabancılaşmamı ve nes-neligimi duyumsuyorum. Başkası için, “benimki” olmayan bir dünyanın oriasm-daki nesne olarak dışarıdayım. Ama baktığım ya da bana bakan başkası da aynı değişime maruz kalır ve başkasının bu değişimini, kendimde duyumsadığım değişimle eşzamanlı olarak kcşlederim. Başkası, üçüncü kişinin dünyasının ortasındaki nesnedir. Zalcn bu nesnelik onun varlığının, maruz kaldığım nesnelige pıiralfl sıradan bir değişimi değildir, her iki nesnelik, başkasının da yer aldığı, benim de içinde olduğum clunanun topyekün bir değişimi içinde bana ve başkasına gelir Üçüncü kişinin bakışından önce, başkasının imkânlan tarafından belirlenen ve benim araç olma vasfıyla içinde olduğum bir durum ile, benim im-kinlanm tarafından belirlenen ve başkasını kapsayan ilkinin tersi bir durum vardı. Bu durumların her biri başkasının ölümüydü ve her birini ancak ötekini nes-neleşıırmek suretiyle kavrayabiliyorduk. Üçüncü kişinin görünmesiyle birlikte, biranda imkânlarımın yabancılaştırıldıklarını duyumsar, aynı anda da başkasının imkânlannın ölû-imkânlar olduklarını keşfederim. Bununla birlikte durum onadan kalkmaz, yalnızca benim dünyamın ve başkasının dünyasının dışına kaçar, nesnel form halinde bir üçüncü dünyanın ortasında oluşur; bu üçüncü, dünyada görülür, yargılanır, aşılır, kullanılır ama aynı anda da iki ters durum arasında bir düzeylenme gerçekleşir, artık, benden başkasına giden ya da bunun tersine başkasından bana gelen öncelik yapılanması yoktur, çünkü imkânlan-ımz,ıiçûncıl kişi için, aynı biçimde ölü-ımkânlardır. Bu demektir ki üçüncü kişinin dünyasında aniden nesnel bir form-durumun varlığını duyumsarım, başkası ve ben bu durumda, eşdeğer [dquivalenies] ve dayanışma halinde [solidaire] yapılar olarak görünürüz, Bu nesnel durum içinde, çatışma bizim aşkmlıklanmızm ®gûr belirişinden çıkmaz, çalışma üçüncü kişi tarafından bizi tanımlayan ve bi-2 bırarada tutan olgusal bir veri olarak saptanır ve çatışmanın ötesine geçilir, ^kasının bana vurma imkânı ile benim kendimi savunma imkânım, birbirleri-
ni dışlamak şöyle dursun birbirlerini tamamlar ve hazırlarUıı. dan ölü-imkânlar olarak birbirlerini içerirler ve aslında benim knm,g, mayan yönden ve bilmeden duyumsadığım şey de budur, Boylete şey, başkasıyla birlikle çözülmez ve nesnel bir bütün halimle, l« iııli|,|^ olarak başkasından artık ayırmadığım ama başkasıyla dayanı>,ın,ı turmaya katkıda bülündugüm bir bütün halinde düzenlendıp^ım 1„, İlktir [etre-dehors). Ve dışarı-varlıgımı ilke olarak üçüncü kışı iünn,||, ölçüde başkasının dışan-varltgmı da aynı biçimde üstlenmek zorutıjji^ üstlendiğim şey eşdeğerlilik cemaatidir ve ben onun aracılığıyla, na başkası gibi katkıda bulunduğum bir forma angaje olarak varoluruı,, ı sı, kendimi dışarıda angaje olan olarak başkasında ve başkasını gaje olan olarak kendimde üstlenirim. Ve nesne-biz deneyimi, kavranj önüm sıra taşıdığım angajmanın bu temel üstlenilişidir, başkasının som gunu içerdiği ölçüde sorumluluğumun bu özgürce kabulüdür. Niiekiu, biz, örneğin bir düşünümün bize kendi Benimizin bilgisini vermesi aıı|,||| asla bilinmez-, bir duygunun somut bir nesneyi bize antipatik, nefret uyıjj bulandırıcı, vb. gibi göstermesi anlamında asla hissedilmez, Sadece 4u» maz da, çünkü duyumsanan şey düpedüz başkasıyla dayanışma duniM Nesne-biz, ancak bu durumu yükümlülük kılmamla bir ûsilenme olatalJı lendirmemle yani, durumun içsel karşılıklılığı nedeniyle, üsüenen mün bağrında başkasını da üstlenmek zorunda olmamla üçüncü kişi mevcut değilken “Başkasına karşı dövüşüyomm” üçüncü kişi ortaya çıktığı anda, başkasının imkânları ile benim imkânlar halinde eşdüzeye geldiklerinden, münasebet “birbirimizle dövüştüğümüzü” duyumsamak zomnda kalırım, “Ben onu dövüyorum ve o beni dövüyor” ifadesi açık bir biçimde yeı« aslında o beni dövdüğü için ben onu döverim ve ben onu ni döver; kavga projesi tıpkı benim zihnimde olduğu gibi onundai'iı^ salmıştır ve üçüncü kişi için, bakışıyla kavradığı bu nesne-oııhra o®'*’ bu “onlar”ın birleştirici sentezini oluşturan tek bir proje halinde bırl'S de üçüncü kişi tarafından “onlar”ın bütünleyici bir parçası olaıik ^ lenmek zorundayım. Ve bir öznellik tarafından bu özneliğin ba$b>-r olarak üstlenilen bu “onlar”, biz haline gelir. Düşünümsel bilim,' maz. Tersine, düşünümse! bilincin ortaya çıkışı hizin..replika telefon yazdı..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder