replika telefon ve madde ile kuvvet bilgisi343

replika telefon ve madde ile kuvvet bilgisi343

 sizlere en güzel yazıları replika telefon yazdı ve replika telefon dediki İldir ki, çekim ve hareket kanunları bir düzen içinde ‘Jljyetlerini icra edebilsinler. Biz bu kanunlarm genelliğini ^^li^Jsel olarak en uzak cisimlerde bile görebiliyoruz. Bir taşı .Lüren, bir balonu yükselten, sarkacı sallayan kanun, ancak lıesapl^ keşfedilebilen ve gayet uzak bir yıldızı hareket ettiren j,giıunun aynıdır. Bizim odamızın içinde ancak güneşin vurduğu zaman havada uçuştuklarını gördüğümüz toz zerreleri de bu kanuna tâbidir. En kuvvetli teleskoplarımızla gözlemleyebildiğimiz en büyük ve en uzak güneş sistemleri de kanuna tâbi... Yani bütün bu hareketlerde hüküm süren j,gnun "ağırlık" kanunudur. Astronomiye dair bütün hesaplar pünyamızda tamnan ve uygulaması kolay olan [173] kanunlara dayandığı halde. Dünya'dan başka kürelere, gezegenlere oygulanıldığı surette de aynı
mükemmeliyeti, aynı kesinliği muhafaza eder. Bu hesaplar sayesinde kozmoğrafya âlimleri bize Ay ve Güneş tutulmalarını, yıldızlarm hareketini, kısacası uzayda gerçekleşecek hareketleri dakikası dakikasına haber verebilirler. Hatta bunların senelerce önce hesaplanmaları ve belirlenmeleri mümkündür. Kuyruklu yıldızlarm bile hareketlerindeki düzensizliğe rağmen ne zaman doğup ne zaman batacakları yine bu kanunlar sayesinde belirlenebiliyor. Hatta bu suretle hiç görünmeyen yıldızlarm varlığından ve gökyüzündeki konumlarının neresi olabileceğinden haberdar olabiliyoruz. Leverrier adındaki kozmoğrafya âlimi, 1846 senesinde Uranüs yıldızmm dönüş hareketinde meydana gelen düzensizliği dikkate alarak ve sırf hesapları sayesinde Neptün gezegenini keşfetmiştir. Bu keşfi söyler söylemez Berlin'de bulunan Gaile, teleskopunu arkadaşı tarafmdan belirlenen noktaya çevirdiği zaman hakikaten [174] bu yıldızı görmüştür. Son zamanlarda keşfolunan Vulcain yıldızmm varlığı da bu suretle öncelikle hesaplarla ve tabiatın genel olan kanunlarma dayanmak suretiyle ortaya çıkarılmış idi. Fakat ağırlık kanununun genelliğini ispat eden en önemli delil ancak son senelerde keşfedilen Çifte Yıldızlar'dır. Bunlar iki yıldızdan oluşan birtakım sistemlerdir ki, bu sistemlerin yıldızları kuvvetli teleskoplarla ancak farkedilebilecek kadar birbirine yaklaşmışlardır ve biri diğeri etrafında döner. Bımlar olağanüstü hareketleriıade yine ağırlık kanununa itaat ederler, öugün bir Çifte Yıldız olduğu tamarmyla belirlenen Akyıldız, 3ynı kanunun etkisi altında açıkladığıımz hareketle hareket etmektedir.
"Akyıldız'ı (Sirius) 1862 tarihinde Boston'da bir astronomun Çifte Yıldız olmak üzere kabul yoldaşmm tamamıyla keşfedildiği, tabiat genelliğine en büyük bir delildir" (W. Meyer). (175]
Çifte Yıldızlar'm mevcudiyeti bize gösteriyor kj ölçülemeyecek derecede uzak köşelerinde tabiat hpk,^% Dünyamızda olduğu gibi birçok farklıbk gösteriyor S hiçbir zaman bizim tamdığımız kanunlardan başka kam. 1 * faaliyet göstermiyor. Her taraftaki fevkalade yaraülışig^^^^^ muhtelif âlemler aym basit kanunlarm sonucu ve ürünüdür Yine ağırlık kanununa dayanarak bazı gözlen, , sabitelerin bizzat hareket etmekte olduklarmı hesap etmişiçf|^ Örneğin Procyon sabitesi bir ihtimale göre karanlık olanvjî daha kesin söylenmek gerekirse görünmeyen bir yoldaş j|J sürekli hareket halindedir.
Bu göksel cisimler arasmdan bize pek ziyade yaklaşn,,^ olan bazılarmm yüzeyleri üzerinde yapılan incelemeler de ispj eder ki, bunlar da üpkı küremiz gibi ve aym kanunların etloji altodadır. Venüs'te gayet yüksek dağlar, Merih'te kıtalar ve denizler, yaz ve kış halleri görülmektedir. Ay'da dağlar, vadiler, ovalar, [176] volkanlar, tıpkı Dünya'da olduğu gibi mevcuttur. Bizim sistemimize ait bütün gezegenlerde mevsimler, gürüer, geceler -yalmz muhtelif aralarla-mevcuttur. Tıpkı Dünya'daki gibi ekvator bölgeleri şişkin, kutupları basık, kendi ekserüeri üzerine eğik ve hareket ile vasıflıdırlar. Bundan da hepsinin aym altoda bulundukları sonucu çıkarılır. Dünya'mn tarihi incelenirse diğer yıldızlarm oluşumlan hakkmdadabiı fikir elde edilir ki, bu da aym sonucu doğmlar.
Ağırlık kanunları gibi ışık kanunları da uzaym her tarafında bir ve Dünyamızdakinin aymdır. Gerek Güneş'in ışığı gerek yapay ışıklar daima aym hıza sahiptir, aym bileşimleri içerir ve azalmak, kırılmak hususunda aym kanunlara tâbidir, Milyarlarca fersahlık uzak mesafelerden gelen yıldız ışıklan analiz olunduğu zaman aymyla güneş ışığınm özelliklerİM sergiliyorlar ki, bilim adamlan bu esasa dayanarak, yani muhtelif ışıklardaki renge ve diğer gayet cüz'î farklara göre ail oldukları cismin ısısım, şeklini, 1177] halini, gelişim devrelerini ve hareketlerini anlavabilivnrlar Avnı surette Av ve GW
Madde ve Kuvvet / Sadeleştirme
x:JJ^Idızının kendi üzerine bir gölge bırakan halkası jyla gözlemlenmiş olduğu gibi, şuasında söz konusu ^^ıka üzerine bizzat yıldızm gölge buaktığı da görülmektedir.
zamanlarda bazı yıldızlarm elde edilebilen fotoğrafları da ışığıyla yıldız ışıkları arasmda yalmz ışık ^^sından değil, aksine kimya açısmdan da bir özdeşlik ^^vcuttur. Yine bazı hassas âletler vasıtasıyla belirlenen ısı Jalgalan da aym özelliği göstermektedir.
Bundan anlaşılır ki, ağırlık ve ışık kanunları gibi ısı ^gnunları da bütün kâinatta aymdır. Kuvvetin en genel ve en gelişmiş bir şekli olan ısı, bugün esasen ışığın diğer bir hali olmak üzere kabul olunmaktadır. Gerek güneşten ve gerek diğer yıldızlardan gelen ısı [1781 dalgaları. Dünyamızdan kopan ısı dalgalarmdan farksızdırlar. Cisimlerin katı, sıvı ya da gaz halinde bulunmaları ısınm derecesiyle orantılı olduğımdan ve ısı ise bütün kâinatta aym kanunlar etkisi altmda bulunduğundan, bu hallerin diğer sabite ve gezegenlerde de hpb Dünyamızdaki gibi olacağı aşikârdır. Bundan başka tabiatın elektrik, manyetizm, mekanik kuvvet, kimyasal bağ vesaire gibi diğer kuvvetleri de ısı ile daimi bir ilişkide bulunacaklarmdan, ısınm bulunduğu ve Dünyamızdakinin aynı olduğu sabit olan diğer âlemlerde de bu kuvvetlerin varlığı ve özdeşliği meydana çıkar. Şu kadar ki, analiz ve sentez hadimlerinde ismin derecesi farklı olur ise de varlığı muhakkaktır. Bu yüzden bu son zikrettiğimiz hadiseler de bütün kâinatta mevcuttur. Hatta bazı spektral analizler bütün kâinatı oluşturan maddenin özdeşliğini de göstermektedirler. Hatta spektral analizlerin henüz keşfolunmadığı bir sırada bu sonuç, diğer bir âlemin meteor (meteor) adı verilen pek görünür ve heyecan [1791 verici geçişlerine dair incelemelerle de elde edilmişti. Vaktiyle Dünyamız üzerine düşmüş ve kökenleri asla belirlenemeyerek dağılmış gezegenler ya da parçalanmış kuyruklu yıldızlar olduğu zannolunan bazı taşlar üzerinde yapılan kimyasal incelemeler de bu sonucu vermişlerdir. Bu taşlarda kimyamn basit ve bileşik yirmi iki ımsurundan ayrı bir şey bulunmamış ve demir, silisyum ile oksijenin bolluğuna tıpkı Dünyamızdakiler gibi rastlanmıştır. Daubröe'nin incelemelerine göre göktaşlarıyla Dünyamızdaki taşlar arasmdaki benzerlik, Dünyamızm derinliklerine doğru.replika telefon sundu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder