Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- reklam panosu fiyatlari
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Cep Telefonu Modelleri
- Seo Fiyatlari
- Seo Çalişmasi
- Spot İphone
- Spot Samsung
- Spot Telefon
- replika samsung s4
- replika samsung note 3
- replika samsung s5
- replika samsung note 4
- birebir ürünler
- replika telefonlar
- Cuval
- Big bag
- replika telefon ve google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- Samsung İphone Cep Telefonu Modelleri
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus > Ucuz Fiyatlari
replika telefonlar vesilesi9
replika telefonlar vesilesi9 bugün de yazılarımıza devam ederken ilk önce sizlere Allahii teâlanın rahmetini istiyorum buyurdu. Tabîb çağıralım mı dediler. Beni tabîb hasta yapdı buyurdu. Ebû Zer-i Gıfârînin “radıyallahü anlı” gözü ağrıyordu. İlâç yapmaz mısınız dediklerinde, ondan dahâ mühim işim var buyurdu. Bunların hâli, birini i’dâm etmeğe götürürlerken buna, yolda, yiyecek birşey ister misin diye sormağa benzer ki, aç olsa bile yimek acabâ hâtırına gelir mi? Sehl bin Abdüllah-i Tüstürîye, gıdan nedir dediler. Hayy ve kayyûm olanın zikridir dedi. Sana, kuvvetini nerden alıyorsun diyoruz, dediler. Umden dedi. Gıdân nedir dediler. I*ikr ve zikrdir dedi. Vücûdil besliyen gıdâ maddesini soruyoruz dediler. Vücüdü düşünmeyip, rızkı göndereni dllşUnmekdir dedi.
Sebebi bilinmiyen müzmin bir hastalık olup, hasta, teselli ilâçlarını kullanmak istemez. Tıb bilgisi olmıyanlar, birçok ilâçları böyle sanır.
Ba’zısı da, hastalığın sevâbmdan mahrûm kalmamak için, iyi olmak istememiş, sabr etmek sevabına da kavuşmak istemiş, ilâç kullanmamışdır. Hadîs-i şe-rîfde buyuruldu ki, (Şübhe edilen altını, ateşle mu’âyene etdiklerl gibi, Allahü teâlâ, insanları derd ile, belâ ile imtihan eder. Ba'zısı, belâ ateşinden hâlis olarak çıkar. Ba’zısı da, bozuk olarak çıkar). Schl bin Abdüllah-i lüstitrî, hastalara ilâç verir, kendisi ise kullanmazdı. Hastalığa sabr ederek, oturarak kılınan ııcmâz, sağlam olanın, ayakda kıldığı nemâzdan dahâ kıymetlidir derdi.
Günâhı çokdıır. Hastalık çekmekle günâhlarının alv edilmesini ister. Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Sıtma hastalığı, insanın günâhlarının hepsini temizler. Dolu dânesinde toz olmadığı gibi, sıtmalının günâhı kalmaz). Isâ aleyhisselâm” buyurdu ki, (Hasta olup, ımısîbete, felâkete uğrayıp da, günâhları afv olacağı için sevinmiyen kimse, âlim değildir). Mûsâ “aleyhisselâm”, bir hastayı görüp: (Yâ Rabbî! Bu kuluna merhamet et!) dedikde, Allahü teâlâ: (Rahmetime kavuşması için, gönderdiğim scbebler içerisinde bulunan bir kuluma, nasıl rahmet edeyim. Çünki, onun günâhlarını, bu hastalıkla afv edeceğim. Cennetdeki derecesini, bununla andıracağım) buyurdu.
Sıhhatin hep yerinde olması, Allahü teâlâyı unutmağa, Ona ısyân etmeğe, harâm işlemeğe sebeb olacağını düşünüp, hasta kalmağı ister. Allahü teâlâ, acıdığı kullarını derd ile, hastalık ile, gatletden uyandırır. Nitekim, bir hadîs-i şerîtde buyuruldu ki, (Mü’minlerde, üç şeyden biri bulunur: Kıllet ya’nî fakirlik, illet ya’nî hastalık, zillet, ya’nî i’tibârsızlık) ve buyurdu ki, (Allalııi teâlâ buyurdu ki: Hastalık benim kemendim, tuzağımdır ve fakirlik zındânımdır. Buralara sevdiklerimi sokarım). Sıhhat, günâh işlemeğe sebeb olur. Afiyet hastalıkda olur. Alî “radıyallahü anh ’, bir kalabalığı eğlence içinde görüp sordukda, bugün bayramımızdır dediler. Günâh işlemediğimiz günler de, bizim bayramımızdır buyurdu. Büyüklerden biri, rast geldiği birine, nasılsın dedikde, âfiyetdeyim dedi. O da, âfiyetde olduğun, günâh işlemediğin gündür. Günâh işlemekden dahâ tehlükeli hastalık yokdur buyurdu. Fir’ay-nın, herkesin kendine tapınmasını istemesine sebeb, dört yüz sene yaşamışdı. Bir kerre başı ağrımamış, ateşi olmamışdı. Bir kerre başı ağrısaydı, o saygısızlık hâtırına gelmezdi. Bir kimse, hasta olup tevbe etmezse, Azrâîl aleyhisselâm der ki, ey gâ-fil! Sana kaç def’a haberci gönderdim.
Birşeyin hâsıl olmasına sebeb olan işi yapmayıp da, sebebsiz olara beklemek, kapıyı kapayıp pencereden atılmasını istemeğe benzer ki, edet Allahü teâlâ, ihtiyâçlarımıza kavuşmamız için kapıyı yaratmış ve açık b Onu kapamamız doğru değildir. Bizim vazîfemiz kapıya gidip beklemek sıııı O bilir. Çok zeman kapıdan gönderir. Dilediği zemân da pencereder rir). Bâkî-billahın bu sözü (Berekât) kitabında yazılıdır. Görülüyor ki, boş oturup, tevekkül ediyorum demek câiz değildir. Tesavvuf büyükleri, sebebe yapışmağa başlayıp, bundan sonra tevekkül etmeli demişlerdir.
Hindistânın büyük âlimlerinden Mazhar-ı Cân-ı Cânân “kuddise sir çüncii mektubunda diyor ki, cebr ve ihtiyâr üzerinde âlimlerimiz çok şey de, insanın zihnine yine şübheler gelmekdedir. Çünki akl, din bilgilerinde m anlıyamıyor. Eğer anlasaydı, insanların işlerinin fâideli ve iyi olmas gamberlere valıy gönderilmesine lüzûm ve ihtiyâç olmazdı. İnsanda tam dır demek, ya’nî insan her dilediğini yapar demek ve insanın elinde birş kazâ ve kaderde olanı yapmağa mecburdur demek, kitâba ve sünnete iı olur. Çünki, insanların amellerini de, cescdlerini de, ya’nî maddelerini ( hareketlerini de Allahü teâlâ yaratmakdadır. Böyle olunca, tam ihtiyâr v lebilirmi? Cebr ile, zorla yapdırılan iş için hesaba çekmek de zulm olur. A zulm yapmaz. O hâlde, insan mecbûrdur demek, nasıl doğru olabilir? İn lerinin bir titreme gibi cebren yapılmadığı meydandadır. İlm, irâde ve ku< yapılmakdadırlar. İnsanın ihtiyârı [istekli hareketi], her üçünden hâsıl ol l'ekat, insanda bu üçünün hâsıl olması, insanın ihtiyârı ile değildir. Alla! lediği zeman, bunları insana gönderir. Cebr de, bu kadardır. İnsanda tan tam cebr olmadığı için, insanın hareketleri, bu ikisinin arasında hâsıl ol İşlerin böyle yapılmasına (Kcsb) denir. İnsanın kesb etdiği işlerinde bu ka. yârın bulunması, Allahü teâlânın tekliflerine [eınr ve yasaklarına] sebeb lhtiyârımız za’îf, az olduğu için de, teklîfler hafif olmuş, Allahü teâlânın re olan rahmet sıfatı, onların âsîlerine olan gadab sıfatını aşmışdır. Diğer dan hiçbiri, ötekilerini aşmış değildir. Allahü teâlânın fi’lleri de, ilmi, kudreti ile olduğu için, b. bakımdan kulların işlerine benzemekdedir. E den dolayı, kullarını hesâba çekmesi adâlete uymuyor denilemez.
replika telefonlar, replika samsung, replika s4, iphone replika, samsung replika s4, hp replika, note 3 replika, replika s5,
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder