Replika samsung ile islam bilgileri


Replika samsung ile islam bilgileri ve arkadaslar sizlere islam bilgilerini replika samsung herzaman devam edecek arkadaslar allah hakkında islam hakkında replika samsung bilgilerini sizlere paylasmaya devam edecek ve replika samsung sözlerine şöyle devam ediyor ve diyorki karşılaşıp münazara ettiği herkesi mağlup ediyor, cevapsız bırakıyordu. Kendisini dinleyen herkese dinsizliği aşılıyor, fikirleri karıştırıyordu.Bu doktorun karşısında Hıristiyan âlemi âciz kalmıştı. Durumu krallarına anlattılar. Buna ancak müslümanlann cevap verebileceğini söylediler. Bizans kralı, Abbâsi halîfesi Me’muna bu doktoru ve bir elçi ile mektup gönderdi. Mektubunda: ‘‘Size gönderdiğimiz bu doktor, dehrîdir. Bir yaratıcı olmadığına inanmaktadır. Sizin yanınızda, bununla münazara edecek ve bunu iknâ edip, mağlup edecek bir âlim bulunursa çok iyi olur yazmaktaydı. Abbâsi halifesi âlimlerini ve müşâvirlerini toplayıp, onlara danıştı.
Orada bulunan İslâm âlimleri dedi ki:Ey halife! önce onu, mütehassıs olduğu tıp ilminde imtihan edelim, deneyelim. Sonra, duruma göre ne yapacağımıza karar verelim.Ertesi gün, üçyüz kişilik bir kalabalık halinde geldiler. Doktor da oradaydı. Herkes bir şişeye, idrarını koyarak bir-biriyle değiştirdiler. Her şişenin kime ait olduğunu bilmek için de, özel işâretler koydular. Hepsini getirip, bu inkârcı doktorun önüne koydular. Doktor, önce şişelere, ardında da orada bulunan insanların yüzlerine baktı ve hiç yanlışlık yapmadan, bu falancanın, bu da filancanındır diye tek tek saydı. Üzerlerine işâret koymuşlardı. Baktılar ki, hepsi dediği gibiydi, tki kişinin idrarını kanştudıklan şişelerdeki idrara da bakıp, ‘‘Bu falanca ile filancanın idrarıdır. Onlarda şöyle şöyle hastalıklar vardu. İlâçları da şunlardır” dedi. Hepsini doğru söylemişti. Herkes onun işine şaşırıp, bilgisi karşısmda âciz kalmıştı. Sonra Bağdat ta onunla münâzara edecek bir kişi bilmiyoruz, dediler. İçlerinden birisi dedi ki:Büyük âlim evliyânın üstünlerinden olan Nişapurlu Ahmed Harb, dün gece buraya geldi. Hacca gidiyor. Umarım ki, bununla ancak o münâzara edebilir.Bütün bu sebeplere kuvvet, tesir eden Allahü teâlâdır. insanlara fazla olarak akıl ve irâde de vermiştir. Sebeplere, vasıtalara yaratıcı demek doğru olamaz.Allahü teâlâ zâtı ile vardır. Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi var olduğu gibi, hep vardır ve hep var olacaktır. Varlığının önünde ve sonunda da yokluk olamaz. Çünkü O’nun varlığı lâzımdır. Yani (Vâcib-ül vücûd) dur. O makamda, yokluk olamaz. Allahü teâlâ birdir. Ya’nî şeriki, benzeri yoktur. Vâcib-ül vücûd olmakta ulûhiyyete ve ibâdet olunmağa hakkı olmakta ortağı yoktur. Ortağı olmak için, Allahü teâlânın kâfi olmaması, müstakil olmaması lâzımdır. Bunlar ise kusurdur, noksanlıktır. Varlık ve ulûhiyyet için noksanlık olamaz. O kâfidir, müstakildir. Yani kendi kendinedir. O halde şerike, ortağa lüzum yoktur. Lüzumsuz olmak ise, bir kusurdur ve vücûba ve ulûhiyyete yakışmaz. Görülüyor ki, şeriki olduğunu düşünmek, ortaklardan her birinin noksan olacağını gösteriyor. Ya’nî ortak bulunmasını düşünmek, ortak bulunmıyacağını meydana çıkarıyor. Demek ki, Allahü teâlânın şeriki, ortağı, benzeri yoktur. Ya’nî birdir.BizanslIlar devrinde, İstanbul’da bir doktor yaşıyordu. Hiçbir dîne inanmadığı gibi, Allahü teâlânın varlığını da inkâr ediyordu. Her şey kendi kendine varolmuştur diyordu. Âlemin bir yaratıcısı olduğunu kabul etmiyordu. Mesleğinde mütehassıs olup, sorulan her ilimden cevap veriyordu.Halife, Ahmed Harb hazretlerinin yanına bir adam gönderip durumu ona bildirdi. O da buyurdu ki:Siz münazara meclisini falan saatte halifenin sarayında hazırlayın ve onu lâfa tutun! Ben biraz geç geleceğim. Geldi^m zaman, bana niçin geç kaldmız dersiniz. Ben de cevap veririm.Dediği gibi yaptılar. Ahmed Harb hazretleri gelip oturunca halife ona sordu:Niçin geç kaldınız?Abdest için Dicle nehri kenarına gittim. Tuhaf bir şey gördüm. Ona bakarak geç kaldım.Ne gördünüz ki?Gördüm ki, topraktan bir ağaç çıktı, büyüdü, kimse kesmeden yıkıldı. Kimse müdahale etmeden de tahta şeklini aldı. Bu tahtalar, kendiliğinden birleşip, marangozsuz, çivi-siz sandal oldu ve bir kayıkçı olmadan suyun üzerinde gitmeye başladı. Bunu seyre dalıp geç kaldım.İnkârcı doktor, bu sözü duydu ve dedi ki:
Bu saçma sapan konuşan ihtiyar mı bizimle münâza-ra etmeye geldi? Bu delidir. Bununla münâzara etmeye değmez.
Bunun üzerine âlimlerin büyüklerinden olan Ahmed Harb O’na şöyle cevap verdi:
Niçin saçma konuşuyorum ve niçin deliyim?Olmayacak şeyler söylüyorsunuz. Koskoca ağaç birdenbire büyür, kesilir ve tahta olur, bu tahtalar marangozsuz birbirine bitişir ve sandal olur, kayıkçı olmadan su üzerinde gider, dediniz.Ey doğruluktan uzak insan! Bir sandal için bu imkânsız olunca, ya’nî ustası, bir yapıcısı olmadan bir sandal olamaz ve su üzerinde gidemez ise, bu güneş, ay ve yıldızlarla, ağaçlarla ve çiçeklerle süslü ve intizamlı âlem, bir yapıcısı olmadan, bu dünya bu sağlamlığı ile binlerce güzel yaratık-bu sanat erbâbını hayran bırakan eşsiz tabloları ile kendi kendine nasıl var olsunlar? Asıl bunların bir yapıcısı, yaratıcısı yokttur diyen, böyle hezeyan söyleyen, saçmalayan odur. Deli de odur.İnkârcı doktor, bu cevap karşısında şaşıp kalmıştı. Bir an düşündü. Başını kaldırdı ve kendi kendine “İnsan bilgisine güvenip böbürlenmemen ve inkârcı olmamalıdır. Şimdi inanıyorum ki, Allah vardır’’ deyip müslüman olmak istedi. Ahmed Harp, O’na (Eşhedü en lâ ilahe illallah ve Eşhedü en-ne Muhammeden abdühû ve Resûlühû) kelime-i tayyibesini öğretip, mânâsını açıkladı. Böylece, bir insanın inkârdan kurtulup sonsuz saâdete kavuşmasına vesile oldu.

Allahü Teâlâyı Tanımak
Allahü teâlâyı tanımak; O’nun bir tek, eşsiz ve kimseden doğmuş olmadığını, benzeri, ortağı, bir İkincisi bulunmadığını, yardımcısı, destekleyicisi olmadığını, şeksiz ve şüphesiz bilmektir. Allahü teâlâ cisim değildir. Duyu organlarıyla anlaşılan cevher değildir. Allahü teâlânın zâtının hakikati, akıl ile anlaşılamaz. Çünkü akıl, sonradan yaratılmıştır. O’nun zâtı ise ezelîdir. Hep vardır. Sonradan olan, ezelî olanı kavrıyamaz. Bu sebeptendir ki, Resûlullah efendimiz, (Allahü teâlânın ni’metlerini düşününüz. Zâtı hakkında düşünmeyiniz!) buyuruyor. Böyle düşünmekle, ni’metlerini gözönüne getirmekle, kul Ona şükrünü yapmış olur. Aynı zamanda Allahü teâlânın zâtı hakkında düşünmemekle, akıl ve îmân korunmuş olur. Çünkü, Allahü teâlâ-nın zâtını bilmek. Ondan başkası için imkânsızdır. Böylece, nasıl olduğu bilinmeyen, hiçbir şeye benzemeyen zâtını düşünmek de imkânsız olur. Allahü teâlâyı hiçbir şeye benzemez, akıl ile hiç anlaşılamaz olarak aramalı, böyle bulmalı ve böyle bilmelidir. Allahü teâlâyı tanımak, O’nun dîni ile bildirdiği ondört sıfat ile bilmektir. Bu sıfatlar, “Zâtı” ve “Subûtî” sıfatlar olmak üzere ikiye ayrılır.Bunların hepsi sekiz tanedir. Bu sıfatlar, Allahü teâlâ-nın varlığını göstermekte, zâtında, sıfatlarında ve işlerinde kemâl, üstünlük bulunduğunu ve hiçbir kusur, karışıklık ve değişiklik olmadığını bildirmektedir.

1-HAYAT: Allahü teâlâ diridir. Hayatı, yarattıklarının hayatına benzemeyip, zâtına lâyık ve ona mahsustur. Bu hayat, ezelî ve ebedîdir.

2-İLİM: Allahü teâlâ herşeyi bilir. Bilmesi, yarattığı varlıkların bilmesi gibi değildir. Bilmesinde değişiklik olmaz. Ezelî ve ebedîdir.

3-SEMİ’: Allahü teâlâ işitir. Vasıtasız, ortamsız işitir. Kulların işitmesine benzemez. Bu sıfatı da, her sıfatı gibi ezelî ve ebedîdir.

4-BASAR: Allahü teâlâ görür. Aletsiz ve şartsız olarak gizli ve âşikâr olan herşeyi görür.

5-İRÂDE: Allahü teâlânın dilemesi vardır. Dilediğini yaratır. Her şey, O’nun dilemesi ile olur. İrâdesine engel olacak hiçbir kuvvet yoktur.

6-KUDRET: Allahü teâlânın gücü yeticidir. Hiçbir şey O’na güç gelmez.

7-KELÂM: Allahü teâlâ söyleyicidir. Söylemesi âlet, harfler, sesler ve dil ile değildir. Kur’ân-ı kerîm, O’nun kelâmıdır.

8-TEKVİN: Allahü teâlâ yaratıcıdır. O’ndan başka yaratıcı yoktur. Her şeyi O yaratır. Kulların yaptıkları işler için bu kelimeyi kullanmamalıdır.Allahü teâlânın sıfatlarının hakikatlerini anlamak da muhaldir. Akıl ile anlamak imkânsızdır. Hiç bir kimse ve hiçbir şey, Allahü teâlânın sıfatlarına ortak ve benzer olamaz.Evet arkadaslar replika samsung sizler icin güzel bilgileri paylasmaya devam ediyor replika samsung gece gündüz demeden sizlere herzaman bilgilerini paylasmaya devam edecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder